100.Bölüm

4K 296 168
                                        

(Multi alıntı.)

Uçacağın camından dalgınca dışarıya bakarken , sakince kalkışı bekliyordum . Kalkış anonsu verildikten sonra kemerimi bağladım ve yan gözle Ömer'e baktım. Kalkışlardan huzursuz olduğunu biliyordum .

Gözlerini kapatmış başını arkaya yaslamıştı . Çok belirgin olmayan adem elması biraz çıkmış ve ona ayrı bir hava katmışken ne kadar muhteşem gözüktüğünün belki de farkında bile değildi. Elleri sımsıkı bir şekilde koltuğun kenarını tutuyordu. Elini tutmak istesemde yapamadım ve huzursuzca yerimde kıpırdandım .

Business kalmadığı için ekonomik uçmak zorunda kalmıştık . Cam kenarında ben , yanımda Ömer , onun yanındaysa genç bir kadın vardı . Ömer'e olan bakışları ne kadar beni sinirden delirtecek kadar açık bir mesaj verse de sakin kalmaya çalıştım . Böyle kaşarlarla hep karşılacaktım . Alışmak zorundaydım.

Uçak kalkarken Ömer diğer elini de koltuğun diğer koluna koyduğunda , kadının elinin üzerine denk geldi . İçimde o yakıcı hissin dolandığını hissederken sessizce yutkundum ve elini çekmesini bekledim . O elini çekemeden diğer kadın elini , Ömer'in elinin üzerine koyduğunda Ömer gözlerini açtı ve boş bakışlarını kadının gözlerine dikti. Buna katlanmayacaktım .

Uzanıp Ömer'in elini kadının elini kabaca iterek kurtardıktan sonra ellerini avucumun içine aldım ve hafifçe sıktım . Ömer bakışlarında hiçbir değişiklik yoktu , o kadına baktığı gibi bana bakıyordu. Bomboştu .

Uçak havalanırken elimi hafifçe sıktı , buna karşılık bende onun elini sıktığımda biraz daha rahatladığını hissettim . Uçak yükselmeyi bıraktığındaysa ellerini elimden çekti .

Uzun bir yolculuk olacaktı . Çok uykum ve önümüzde yaklaşık 4 saatlik bir yol vardı . Bacaklarımı kendime çekerek rahat bir pozisyon bulmaya çalıştım ama  gelirken çok geniş koltuklarda uçtuğumuz için bu koltuk çok rahatsız geliyordu. Ömer'de aynı şeyi düşünmüş olacakki "Hangi insan sığar buraya amına koyayım," diye sessizce homurdandı. Aslında insanlar gayet rahat bir şekilde sığabilirdi ama Ömer hiç alışkın olmadığı için yadırgıyordu .

Ona bir cevap vermeden birazcık sırtımı döndüm ve gözlerimi kapattım .

Kendimi o kadar kötü hissediyordum ki , hayran olduğum zeytin gözlerine bakmaya bile korkuyordum . Baktığımda her şeyi anlayacakmış, bütün kırgınlıklarıma sızacakmış , güçsüzlüğümü ezecekmiş gibi hissediyordum.

Öğrendiğim her şey beni mahvediyordu , daha da dibe çekiyordu . Daha ne kadar dibi görebilirdim ki , daha derini var mıydı ? Ben Ömer'in bütün sevgisini , kıymet verdiği , verebileceği her şeyi yok eden bir ailenin kızıydım.

Ömer'in yanında ki kadının tekrar Ömer'e yanaşma ihtimali istemsizce beni huzursuz ederken , sırtımı dönmekten vazgeçip normal bir şekilde oturdum . Çok uykum vardı ama böyle uyumam da imkansız gibiydi. Biraz daha yerimde kaykılıp rahat bir pozisyon ararken Ömer kafamdan sertçe tuttu ve omzuna kabaca bastırırken hafifçe saçlarımı okşadı . "Dur artık , zaten kıç kadar yer. Zorlama."

İçimi çekerken hafifçe gözlerimi kapattım . Gerçekten muhteşem kokuyordu. Zaten çok geçmeden onun kokusuyla uyuyakaldım .

***

"İniyoruz , uyan Defne."" Omzumun kibarca okşanmasıyla gözlerimi kırpıştırarak açarken yüzümü buruşturdum.

Her yerim çok ağrıyordu . Doğrulmaya çalışırken belime saplanan acıyla kısık sesle inledim. "Her yerim tutulmuş," diye mırıldandığımda Ömer bir tepki vermeden kemerini bağladı. Bende kendi kemerimi bağlarken onun bu soğuk tavırlarının ne kadar canımı yaktığının bir kez daha farkına vardım. Eskiden onun bu hallerini çok umursamazdım ama ona aşık olduğumu anladığımdan beri duvarları beni inanılmaz kırıyordu.

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin