"Ne işimiz var bizim burada ya ? Bu sefer nerenden kurşun yiyeceksin acaba ?" Bıkkınlık dolu bakışlarını bana çevirirken "Defne ," dedi hayattan bezmiş gibi . "Durmadan söylenmenden başım ağrıdı . Yeter . Cidden yeter ."
Ona karşı dil çıkartırken , gözlerini devirdi ve yerde ki taşlarla oynamaya başladı . "Peki ne yapacağız burada ?" dedim bu sefer saha alçak ve yumuşak bir tonda .
"Bir arkadaşımı bekliyorum ." dedi sıkıntılı bir ifadeyle . "Ondan silah alacağım . Sonra da diğer arkadaşımın başını beladan kurtarmam lazım ."
"Sen ?" dedim kaşlarımı kaldırıp . "Birinin başını beladan kurtaracaksın öyle mi ?" Sonra alayla güldüm . "Senin gibi bencil bir adamdan beklenmeyecek hareketler bunlar ."
O da alayla kaşlarını kaldırdı ve "Senin de başını sürekli beladan kurtarıyorum ." dedi sırıtarak .
"Sen başıma açtığın belaları başımdan alıyorsun o kadar ."
Yüzünü buruşturup "Sen başıma aldığın belaları başımdan alıyorsun o kadar ." diye sesini incelterek taklidimi yaptığında hayretle ona baktım . "Gıcıksın gerçekten gıcık ! Salak ."
Kafasını iki yana sallarken "Sana laf yetiştirilmez ." diye homurdanınca tam ona cevap verecektim bir motor önümüzde durunca susmak zorunda kaldım .
Ömer elinde ki telefonunu benim elime tutuştururken motora doğru ilerledi . "İyi misin Hasan ? Silah nerede ?"
"İyiyim ." diyen motorda ki , tahminen Ömer 'den bir iki yaş büyük adam motorun kasasından bir silah çıkartıp Ömer 'e verdi . Ömer silahı anında beline tıkıştırırken "Eyvallah." dedi ve kendi motoruna doğru ilerlerken "Gel kızıl kafa ." diye seslendi . Adımlarımı hızlandırıp ona yetişirken bu sefer bir şey sormayıp arkasına oturdum . Madem buraya gelmiştim ve başıma resmen gönüllü olarak bela almıştım , o zaman Ömer'i yeterince bezdirdiğime göre susabilirdim .
Kollarımı gevşekçe beline dolarken , kafasını hafifçe bana çevirdi . "Sıkı sar kollarını , hızlı gideceğim . Tutunmazsan uçarsın aşağıya ."
Sıkıntıyla nefesimi bırakıp "Tutunuyorum zaten ." diye homurdandım .
"Tutunmaktan kastım az önce koala gibi yapışmış halindi Defne . Uslu bir koala olmazsan motordan aşağıya fırlayabilirsin ."
"Çok komiksin sen ya !" Kafasını iki yana sallayıp , motoru çalıştırdı ve adının Hasan olduğunu öğrendiğim arkadaşının arkasına takıldı .
Gece geç bir saat olduğu için yollar boştu , bu yüzden Ömer 'in çıktığı hız daha az tehlikeli bir hale geliyordu . Tabii ... Yine de bu , fazla hızda hemen kendini belli eden mide bulantıma engel değildi .
"Biraz yavaşlayamaz mısın ?" diye sorduğumda içini çekti ve "Biraz susamaz mısın ?" diyerek yanıtladı beni . Gözlerimi devirsem de ona cevap vermeye pek halim yoktu .
"Midem bulanıyor ." dediğimde sabrı taşmış olacak ki "Bulanır tabii !" diye bağırdı . Yanında kask olsa da takmamak gibi bir aptallık yaptığı için rahatlıkla konuşabiliyorduk ama motorun sesinin bizim sesimizi bastırması kaçınılmazdı .
"Sana gelme dedim ! Niye dinlemiyorsun beni ? Sonra ağlarsın işte midem bulanıyor diye ."
"Öküz . Öküzsün gerçekten !"
"Sende aptalsın ve şu aptal inadının cezasını da miden ve ben çekiyoruz . "
Artık midem gerçekten ciddi anlamda bulanmaya başladığında , hafiften içki de hala kanımda olduğu için iyice kötü hissetmeye başladım kendimi . Başımın ağrısı da kendini belli ediyordu ve cidden hepsi üst üste gelince iyice berbat hissediyordum .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
