İnsanların hayatı aslında gölgelerle doluydu. Her şeyin bir gölgesi olduğu gibi , bu gölgeler yanıltıcı da olabilirdi . Tıpkı yalanlar gibi ...
Karşımda ki sarı doğruyu söylüyordu , belliydi ama atladığı bir yer vardı . Söylediklerinin gölgesi yanıltıcıydı . Sözlerinden sonra kafam karışabilirdi , Ömer 'in gerçekten tek amacının benimle birlikte olmak olduğunu düşünmemi sağlayabilirdi.
"Sarı ," dedim bende tıpkı onun gibi öne eğilerek . "Haklısın , bilemem ." Yüzüme ufak bir tebessüm oluşurken sözlerime alaycı bir tavırla devam ettim . "Ama sende Ömer'in bana karşı ne hissettiğini bilemezsin."
Yüzündeki sırıtışı bozmadan "Bu konu hakkındaki fikirlerimi az önce söyledim ." diye fısıldadı .
"Bundan sonra mantıksız fikirlerini kendine sakla o zaman ." dedim ve uzaklaştım . "İki kişi arasında olan bağı , dışarıdan bakıp boktan tahminler yapan insanlar zedeleyemez . Git ve kendine kandırabileceğin bir salak bul ."
Sözlerimi tamamladıktan sonra ayağa kalktım ve "Lavabo nerede?" diye sordum . Bu çocuğun yanında daha fazla kalmak istemiyordum . Saçma sapan tahminler yürütüp zaten pamuk ipliğine bağlı olan iletişimimizi bozamayacaktı .
Yüzünde ki memnuniyet dolu sırıtışı bozmadan cevapladı . "Kaç bakalım kızıl . Şu sağdaki binada , ilk katta ." Bir şey söylemeden , başıyla işaret ederek gösterdiği yere yürüdüm . Bina aslında depo gibi bir yerdi . Kapı açıldığında direktman apartman içine değil odalara çıkıyordu .
Kapıları biraz tedirgin bir şekilde kapatıp açarken , bana hangi kapının lavabo olduğunu söylemeyen yarım akıllı Semih'e de içimden saydırmakla meşguldüm .
En sonunda lavaboyu bulduğumda rahatça nefes aldım ve içeri girdim . Hiç temiz bir tuvalet sayılmazdı ama zaten sadece yüzümü yıkamak istiyordum .
Musluğu açıp yüzümü yıkadıktan sonra , yavaşça kapattım ve dalgın bir şekilde aynaya baktım . Herkesin gözüne batan kızıl saçlarımı tutan tokayı zorlukla çözdüm ve topumuzu serbest bıraktım . Elimle karışan saçlarımı ayırırken bir yandan da Ömer 'i düşünüyordum . Acaba şu an iyi miydi ? Tek ümidim yeniden bir yerinden vurulmaması ve sapasağlam gelmesiydi.
Saçlarımın kabarıklığının inmeyeceğini anladığımda ofladım ve tekrardan tepemden topuz yapıp lavabodan çıktım.
Tam arkamı dönüp koridordan geldiğim gibi gidecektim ki üst kattan gelen konuşma sesleriyle durdum . Sesler boğuktu ama biraz daha yaklaşırsam duyabileceğimi biliyordum.
Adımlarım benden bağımsız ilerlerken elimden geldiği kadar ses çıkartmamaya çalıştım . Yanlış ve tehlikeli olduğunun farkındaydım ama merakta ediyordum . Burası garip bir yerdi ve konuşulan şeylerin Ömer ve benle ilgili olma ihtimalide vardı .
Merdivenlerin başında durduğumda , ince bir kız sesini ve söylediklerini duymamla yüzümün utançtan kızardığını ve midemin kalktığını hissettim . "Daha geçen onunla yattığımda bana bu kızıldan hiç bahsetmemişti . Görünce çok şaşırdım." Bu garip yerde gördüğüm tek kızıl bendim . Ve beni buraya getiren kişi de Ömer 'di . Bu durumda kızın yattığı adamda Ömer oluyordu . Yüzümü buruşturdum .
"Bana hiç başkası varmış gibi hissettirmemişti . Ne yaptı da sevgilisi olacak kadar yanında kaldı şanslı kaltak ?" Sesinde ki kıskançlık öyle barizdi ki kızın söylediklerinde samimi olduğu anlaşılıyordu. Diğer yandan bana hakaret etmesiyle yumruklarımı sıktım . Her gün başkasıyla yatıp kalkan kız bana kaltak diyordu bir de .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
