101.Bölüm

3.7K 298 200
                                        

Multi alıntı.

Dalgınca etrafı incelerken "Ne bok yemeye buraya geldik," diye homurdandı . Başka bar kalmamış gibi buraya gelmelerine geçerli bir sebep bulamıyordu . En son bu bara geldiğinde kızıl kafaya asılan , Demir denen piçi bir güzel benzetmişti. Bu kadar dar , kalabalık ve dj performansı kötü olan her anlamda vasat bir barda olduğu için Mert'e ters bir bakış daha atarken cevap beklercesine kaşlarını kaldırdı .

"Evine en yakın yer burası," Mert'in boş savunmasına karşı gözlerini devirirken "Artık evim o apartman değil, unuttun mu ?" diye mırıldandı . Bu semtle , o evle hiçbir bağlantısı olmamasına rağmen hala bu lanet barda olması çok sinirini bozuyordu .

Bir kaç saniye ikisi de sustuktan sonra , Mert içini çekerek samimi bir üzgünlükle arkadaşına baktı . Son zamanlarda fazlasıyla yorgun ve sessizdi . Ömer'in bu haline alışık değildi ve bu kabuğuna çekilmişlik gerçekten endişelenmesine sebep oluyordu .

"Her şey boka sardı ."

Ömer , Mert'in söylediklerini duymazdan gelmeye çalışsa da pek başarılı sayılmazdı . Günlerdir yediği haltları , içine düştüğü bok çukurunu düşünüyor ve kurtulmanın bir yolunu arıyordu ama öyle bir yola bir türlü ulaşamamıştı . Her anlamda batık durumdaydı .

Cevap vermeden önündeki içkisinden büyük bir yudum alırken , Mert bu sessizliğin üzerine gitmeyi tercih etti . "Nasıl bir anda bu hale geldik anlayamıyorum . Planda olanların o kadar dışına çıktık ki , ortada plan kaldı mı onu bile bilmiyorum."

Devam eden sessizlik...

"Farkında mısın Ömer , Defne bir şeyler öğrendiğinden beri her şey ters gidiyor . Her seferinde yeni bir şey öğreniyor ve ayrı bir yıkımda öğrendiği şeyin yanında bonus gibi geliyor."

"Yine zeka sıçıyorsun amına koyayım," diye alayla homurdanırken arkadaşına ters bir bakış attı Ömer .  "Neden ters gidiyor acaba bir düşün bakalım."

"Bu kıza aşıksın ," dedi Mert umursamadan . "Neden bıraktın ki yine onu ? İkinizde köpek bi acı çekiyorsunuz."

Ömer önündeki içkiyle oynamaya devam ederken "Her öğrendiği şey onu benden daha da uzağa götürüyor ve canı bu kadar yanarken onun yanında kalmak istemiyorum." dedi net bir tonda .

Mert , "Kaçıyorsun yani ?" diye üstelediğinde "Hayır," diye üzerine bastırarak arkadaşını yanıtladı . Bu konuyu konuştuğunda nefes alamıyormuş gibi hissediyordu ve sessizlik ; şu sıralar sığındığı tek şeydi . Kısaca cevap vermeye çalıştı. "Ne öğrenecekse kendi öğrensin artık , hiçbir şeye karışmayacağım. Uzak durmam ikimiz için de daha iyi."

"Kendi bir şeyler öğrenebilir mi sanıyorsun ?"

"Artık bir şey saklamıyorum," dedikten sonra bardaktaki ağır içkiyi bir dikişte bitirip , sertçe masaya koydu ve ayağa kalktı . "Hesabı hallediyorum , istediğin zaman kalkarsın." Arkasından Mert'in bir şey demesine izin vermeden masadan kalktı.

Tıkışık mekanda birilerine çarpmamaya çalışarak içkilerin parasını ödeyeceği birini bulmaya çalıştı . En sonunda garsondan bilgi aldıktan sonra hesabı Mert'in daha iki şişe daha açtırmasına yetecek kadar fazla ödedi .

Sıkışık , bunaltıcı ortamdan kurtulup temiz havaya kavuştuğunda derin bir nefes alırken , bir süre boş bakışlarla seyrek arabaların geçtiği yolu izledi.

Düşünmek istemiyordu ama aklından çıkmayan şeyler o kadar çok fazlaydı ki yoruluyordu. Defne'nin öğrendiği her şeyden sonra ona olan kırgın ve can yakan bakışlarını zihninden atamıyordu.

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin