10.Bölüm

6.6K 371 183
                                        

Motor bizim mahallede durunca , hızlıca indim . Beni getiren Ömer 'in arkadaşı inmeyip sadece kaskını çıkardı .

''Tekrardan teşekkür ederim . ''

Kaşlarını çattı . ''Ne oldu öyle ? Neden koşuyordun ? Orada ne işin ve Ömer 'le ne bağlantın var ?''

Gözlerimi devirmemek için kendimi zor tutarken ''Bunları Ömere sorarsın .'' dedim . Bir şey demeden kaskını taktı ve gaza basıp gitti . Ömer 'in bütün çevresi soğuktu anlaşılan .

Ayakkabılarımı tekrar çıkartıp , Leylalar 'ın evine doğru ilerledim . Bu kıyafetlerle eve giremezdim.

Leyla'nın elli bin tane sorusunu geçiştirip , onda kıyafetlerim değiştirdim . Ömer 'in bana verdiği kıyafetleri ve ayakkabıyı da düzgünce katlayıp poşete koydum .

Leyla ona neden bu halde olduğumu anlatmadığım için bana biraz kırılmıştı ama anlatamazdım . Anlatacaksam da şu an zamanı değildi , bütün gün koşturmaktan kendimi yorgun hissetiyordum .

Apartmana girince , yavaş adımlarla bizim dairenin katına çıktım . Elimde ki poşeti Ömer'in kapısına koydum . Bende ona ait hiçbir şey olsun istemiyordum .

Zile basıp açılmasını bekledim ama açılmadı. Bende kendi anahtarımla açtım kapıyı .

Ev karanlıktı . Saatin geç olmasına rağmen annem , babam ve Pelin evde değildi. Kaşlarımı çatıp ışığı açtım. Ev , sabah bıraktığım gibi duruyordu .

Cebimden telefonumu çıkartıp annemi aradım . 3-4 çalıştan sonra açıldı .

"Ne var Defne ?" dedi sinirli bir sesle .

"Neredesiniz  ?"

Derin bir nefes aldı . "Bende , Pelinde , babanda bir kaç günlüğüne evde yokuz . Köye gittik , amcan rahatsızlanmış ."

"Ciddi bir şey yok değil mi ?" dedim endişeyle .

"Yok , bizde hazır köye gelmişken bir kaç gün kalalım dedik." Amcamın iyi olmasına sevinirken bir yandan da bir kaç gün evin bende olacağına ayrı seviniyordum .

Sevincimi belli etmemeye çalışarak "Anladım . Selam söyle amcama ." dedim .

Tam telefonu kapatacağım sırada "Bana bak Defne , biz yokuz diye sakın evi temizlemeyi unutup kendini salma ! Birde sakın ha bir yanlışını duymayayım ."

Söylediklerini dinlemesem de "Hıhı , tamam." diyerek geçiştirdim ve telefonu kapattım .

Annem ve babamın evden gidip beni evde tek bırakmaları çok nadir olurdu . Genelde beni de yanlarıdan sürükler, orada ki ayak işlerini yaptırırlardı . İzmir'i ne kadar sevsemde , oraya gittiğimde bütün akrabaların ayak işlerine koşturduğum için oraya gitmek istemezdim .

Yüzümde ki keyifli tebessüm, bugün Ömer 'in yaptıklarını hatırlayınca kışa hazırlanan bir gül kadar kısa zamanda soldu .

Söz vermişti bana , "Burdayım eğer seni rahatsız eden olursa seni koruyacağım  ." demişti .

Ona güvenmiş , sözünün arkasında duracağını sanmıştım . Çünkü burada karşılık beklemeden , onca zıtlaşmamıza rağmen ona yardım eden bendim . Onun için hiç bilmediği bir ortamda , hiç tanımadığı iğrenç bir adamı tavlamaya çalışarak kendini tehlikeye atan aptal da bendim .

O telefondan alacağı bilgileri almış ve beni bırakıp gitmişti . Daha da açığı ;

Beni kullanmıştı.

Bütün gün ağlamamak için kendimi zor tuttuğumdan , bugün başıma gelenleri düşünmek bile gözlerimin dolmasına sebep olmuştu .

"Ah , hayır Defne ..." diye mırıldandım. "Sakın o adam yüzünden ağlama." dedikten bir saniye sonra göz yaşım yanağıma süzüldü .

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin