45.Bölüm

5.2K 375 152
                                        

Gözlerimi ovuşturup derin bir nefes aldım ve başımın içinde sesi adeta zonklayan alarmımı yüzümü buruşturarak kapattım . Cidden erken kalkmaktan nefret ediyordum ve görünüşe bakılırsa her zaman da nefret edecektim .

Yataktan kalkıp lavaboya adeta sürünen adımlarla gittikten sonra ayna da ki yansımamla duraksadım.

Çok değil , bundan 2 ay önce sıkıcı hayatımda hiçbir değişme olmadan , anne ve babamın homurdanmalarıyla başladığım gün , aynada ki yorgun ve mutsuzluğunu bağıran bakışlarımla taçlanıyordu ama şimdi aynada gördüğüm bu kız farklıydı . Gözleri canlıydı , ne olursa olsun gözleri parlıyordu . Yanakları al aldı ve bu kızın en büyük değişimi aşık olmasıydı . Aynada gördüğüm bu kız , kendinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen bencil , kötü kalpli , tehlikeli bir adama aşık olmuş ve sıkıcı hayatı bir anda değişmişti .

Gözlerimi aynadan çekip hızlıca elimi yüzümü yıkadım ve giyinmek için tekrar odaya gittim . Leyla dün akşam şehir dışında yaşayan , rahatsızlanmış bir akrabasını görmek için ailesiyle apar topar gitmişti . Evde tek başıma kalmaktan korkmazdım ama Ömer buralardayken biraz huzursuz oluyordum .

Üzerimi değiştirdikten sonra mutfağa inip ekmek arası bir şeyler hazırladım ve elimde ekmekle evden çıktım . Uykuma fazlasıyla değer veren bir insan olarak , kahvaltı edeceğim vakti uykuya harcamak bence gayet de mantıklıydı .

Hızlı adımlarla yürürken bir yanda da hızlıca ekmeği yemeye çalışıyordum . "Boğazına takılacak , yavaş ol biraz ." Arkamdan duyduğum sesin verdiği şaşkınlıkla yediğim ekmek gerçekten boğazıma kaçtı ve öksürmeye başladım .

Ömer yavaş adımlarla önüme geçtiğinde , şaşkınlıkta kocaman olmuş gözlerle ona bakıyor ve bir yandan da öksürüyordum.

Bana dikkatli ve gayet ciddi bir şekilde bakarken "Çantan da su var mı ?" diye sordu. Mantıklı hatırlatması üzerine , çantamdaki suyu çıkarttım ve birkaç yudum içtim .

En sonunda öksürüklerim durduğunda suyu kapatıp yavaşça çantama koydum ve bakışlarımı Ömer 'e çevirdim . Kaşları çatılırken "Az önce çıktığın evde mi kalıyorsun ?" diye sordu . Ah , birde ona hesap vereceğimi falan mı sanıyordu ? Öyleyse fazlasıyla yanlış düşündüğü kesindi .

Bir şey söylemeden yanından geçtim ama bu sefer beni tutmadı. "Seni istediğimde bulacağımı bildiğin gibi o eve istediğimde girebileceğimi de biliyorsun değil mi kızıl kafa ?" Söyledikleriyle durdum . Haklıydı . Bu evi bulduysa , istediği takdirde eve de rahatlıkla girerdi . Sorun şuydu ki ben evde yalnızdım.

Dilimin ucuna kelimeler geliyordu . Yüzüne doğru benimle konuşmamasını , söylemek istediklerimi haykırmak içimden gelen güçlü bir istekti . "Benimle konuşmamanı ve o gece olduğu gibi bana tamamen arkanı dönüp gitmeni istiyorum . Beni yeniden kendine çekmemeni ve seni unutmama izin vermen için her şeyi verebileceğimi hissediyorum . O gece söylediklerinin , bende yaşattığın sarsıntının etkisini biraz olsun sende hisset istiyorum ama buna bile kıyamayacak kadar seni seviyorum . Beni sevmenden, bana aşık olmandan korkuyorum çünkü bunun senin gibi duygusuz ve bencil bir adam için acı verici olacağını biliyorum. Sadece bana biraz olsun değer ver istiyorum. Senin için ufacık da olsa bir değerimin olduğunu hissetmek için yalvarıyorum ama hiçbir zaman gözünde sana kapılan o aptal sıradan kızlardan fazlası olamayacağımı biliyorum ve sen de bilmelisinki bu gerçeğe her zerrem ağlıyor ."

Bunların hiçbirini söyleyemedim ama haykırmak istediğim şeyler bunlardı . Ona sadece komik gelecek ama benim içimde ki fırtınanın etkisini biraz olsun göstercek kelimelerin sadece çeyreği olsa da söylemek istiyordum.

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin