(Multi alıntı .)
Hızlıca montumu ve ayakkabılarımı giyip , evin kapısını kilitledikten sonra koştura koştura indim apartmanın merdivenlerinden . Dün çok yoğun bir gün geçirdiğim ve gece geç saatlere kadar ağladığım için kalkamamış ve işe geç kalmıştım . Ayrıca izin günümde bir gram olsun dinlenemediğimden ekstra da sinirliydim .
''Ulan bir şey de güzel gitsin be !'' söylene söylene apartman kapısından çıkmamla soğuk havanın yüzüme çarpması bir oldu . Bugün hava cidden çok soğuktu . Rüzgar kızıl renkli saçlarımı uçuşturuyordu .
Hızlı adımlarla markete doğru yürürken bir yandan da düşüncelere daldım . Dün Ömer 'in söylediklerinden sonra kendimi o kadar değersiz , o kadar zavallı hissetmiştim ki bütün gece boyunca hıçkıra hıçkıra ağlamış ve kendime bir söz vermiştim ;
Ömer William İplikçi 'yle tek bir kelime dahi konuşmayacaktım .
O buna değmezdi .
O benim tek bir kelimemi bile hak etmiyordu .
O kendimi öyle kötü hissetmemi sağlamış ve bunu öyle bir soğukkanlılıkla yapmıştı ki gerçekten kötü olduğuna inanmıştım .
Ve o karanlık kalbinde hiçbir duygu barındırmadığına da .
Marketin önüne vardığımda hızlıca içeri girdim , umarım geç kaldığım için patron bana çok kızmazdı .
***
Yine kasadan ürün geçirmekten kollarımın ağrıdığı bir gündü . Market o kadar kalabalıktı ki doğru düzgün yemek bile yiyememiştik .
En sonunda paydos olduktan sonra üzerimi değiştirip , kendi kıyafetlerimi giydim ve marketten çıktım .
Dışarı çıkmamla beyaz kar taneleri ellerime düşmeye başlarken , gülümsemekten kendimi alamadım . Havanın bu kadar soğuk olmasından , kar yağacağı belliydi .
Karı severdim . Beyaz karlar , siyah betonların üzerine çökerdi . Sanki siyah kalplerin , saf bir beyazlıkla aydınlatılması gibi ... Gerçekte pek olmasa da filmlerde alışık olduğumuz bir şeydi .
Bilerek eve yavaş adımlarla yürüdüm . Saçıma düşen her kar tanesi , yüzümde bir tebessüme sebep oluyordu .
Apartmanın önüne vardığımda , içeri girmek yerine hemen apartmanın önünde ki kaldırıma oturdum . Biraz daha karın altında kalmak , bu huzur verici kar tanelerini izlemek istiyordum .
Bir süre sokağı , şiddetli bir şekilde yağan karı izledim . O kadar güzel gözüküyordu ki , gülümsemeden edemiyordum . Ta ki sokağın köşesinden Ömer dönene kadar ...
Ellerini cebine sokmuş , ifadesiz yüzüyle apartmana doğru geliyordu . Dalgın gözüküyordu , bir şey düşünür gibiydi .
Siyah montuna düşen beyaz kar taneleri tam da onu yansıtıyordu aslında . Bu beyaz kar tanelerinin altında karanlık duruşu daha da belli oluyordu .
Karın altında her zaman olduğundan daha da muhteşem , daha da ulaşılmaz ve daha da karanlık gözüktü gözüme . Beyaz bir saflığın arasından bütün asaleti ve sarsılmaz duruşu ile geçen karanlıklar prensi gibiydi .
Kömür rengi gözleri beni bulduğunda olduğu yerde durdu . Alayla tebessüm edeceğini zannettim ama o sadece daha da üşümemi sağlayacak soğuk bakışlarıyla bana bakıyordu .
Beni şaşırtarak tek bir kelime bile söylemeden apartmanın kapısına gitti ve cebinden anahtarını çıkartıp , kapıyı açarak içeri girdi .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
