Etrafımın sularla kaplı olduğu bir yerdeydim . Her yerim suydu ve bu su zift karasıydı . Bacaklarımdan balıklarını geçtiğini suyun karanlığına rağmen görebiliyordum .
Dudaklarım hafifçe aralanırken gördüğüm kıyıya doğru yüzmek istedim . Bu belirsiz karanlık korkutucuydu , sanki daha da derine batıyormuşum gibi hissetmek korkutucuydu .
Yüzmek istesemde , kollarımı hareket ettirdiğimi hissetsem de hep aynı noktadaydım , bir gram bile öne gidemiyordum . Sonra onu gördüm . Zeytin rengi gözlerini kısmış , dikkatle bana bakıyordu .
Anında rahatlarken "İyi ki geldin ," dedim gülümseyerek . "Beni bu karanlıktan kurtaracağını biliyordum." Yüzümde ki içten gülümsemeye karşı kaşlarını kaldırdı. "Seni o karanlığa iten benim ."
Ona cevap vermek isterdim ama içimi üşüten bir rüzgar esti . Ömer 'in kaşları çatılırken "Ben senin çevrende oldukça , bu kıyıda oldukça karanlık çekilmeyecek ." dedi içimi daha da üşüten bir sesle . "Benim olduğum yerde karanlık olur . Sen bile karanlıkta kalırsın ."
Ona doğru yüzmek istiyordum , tekrar da denedim ama tam haraket ettiğimde karnıma korkunç bir acı hissettim . Nefesimin kesildiğini hissediyordum. Dudaklarım acıyla aralandı . "Neler oluyor ?" Şaşkınlığım sesime de yansımıştı .
Hafifçe gülümsedi ama bu gülüşün sıcaklıkla uzaktan yakından bir ilgisi yoktu . "Benim yüzümden." dedi gülüşünü bozmadan . "Ben burada oldukça o acı seni yok edecek . Gitmemi istiyor musun Defne ?"
Kafamı hızla iki yana salladım . Canım yanabilirdi , buna katlanırdım . Eğer giderse acı giderdi ama karanlığın ortasında ne yapacağımı bilmeden kalakalırdım . Kömür rengi gözlerine ihtiyacım vardı çünkü bana güven veriyordu . Kömür rengi gözlerine ihtiyacım vardı çünkü onu seviyordum . Kömür rengi gözlerine ihtiyacım vardı çünkü kalbimi eritiyordu .
Derin bir nefes alıp "Gitme ." dediğimde bir tepki vermeden kumlara oturdu ve "Peki ," diye cevapladı beni . "Gitmem ."
O kumlara oturduğu anda korkunç acı dayanılmaz bir hal aldı ve gücümün tükendiğini hissettim . Karanlık su , karanlık bataklığa dönüştü ve saniyeler içinde suyun üzerini boşluk kapladı çünkü ben artık yoktum .
***
"Saat kaç ?" diyen Ömer 'e karşı Mert öfkeyle homurdandı . "Sadece iki dakika geçti ! Az önce söylediğim saate iki dakika ekleyip sorunun cevabını bulabilirsin ."
Ömer gözlerini devirse de bir cevap vermedi . Saatler olmuştu , doktorlar yaranın organlarına isabet etmediğini söylemişti . O zaman sorun neydi ? Neden hala uyanmamıştı ? O sevgisini saklayamadığı bal rengi gözlerini niye kendisine dikmemişti ?
"Kendini yemeyi kes artık . Bir sorun yok işte , olsa doktorlar söylerdi ."
Ömer gülerek başını iki yana salladı. "Büyük bir sorun var ."
Mert 'in kaşları çatılırken "Ne var ?" diye sordu şüpheyle .
"Defne yine benim yüzümden bıçaklandı . Ona yine ben zarar verdim . Benim karanlığımda kayboldu . Benim karanlığımda boğuldu ve bu her zaman da böyle olacak .''
Mert anlayışlı bir ifadeyle tebessüm etti. "Sen onu kurtardın Ömer . Ayrıca seninle gelmek isteyen oydu , yanıma geldiğinde böyle söylemiştin . Sen kötü bir şey yapmadın . Yine söylüyorum, sen onu kurtardın . Bu konuda hiçbir suçun yok .''
Ömer yavaşça bakışlarını arkadaşına çevirdi ve bomboş bir ifadeyle bakarken "Ben onu kurtarmadım ," dedi ifadesiz bir sesle. "Ben onu yok ettim ."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
