Aptaldı . Tam bir aptaldı . Laftan anlamaz inatçı piçin tekiydi . Ömer içinden defalarca kere daha kendine kızarken , Elif'in yanında olmasını umursamadan kaldırıma oturdu .
"Ömer ne oldu ?" Elif'in sesi adeta kulaklarında yankılanırken "Bir şey olmadı . Eve git , işim var . Halledip geleceğim ." dedi ifadesiz bir tonda .
Elif "Ama beraber kahvaltı -" diye konuşmaya başlamıştı ki Ömer 'in keskin bakışları karşısında bir şansının olmadığını anlayıp homurdandı . "Çabuk gel bari."
Ömer cevap vermeden Elif 'in gidişini izledi . Elif gider gitmez de telefonunu çıkarıp Mert 'i aradı .
"Söyle manyak piç ," Mert 'in kendisine böyle seslenmesine alışıktı bu yüzden hiç takılmadı bile . Öfkesi şu an çok daha ağır basıyordu ve arkadaşının suratına yumruğu geçirmek şu an ki en büyük isteğiydi .
"Senin yapacağın işi , gelmişini geçmişini , çöpçatanlığını sikeyim ." diye hırladı öfkeyle. Mert 'in cevap olarak kahkahası kulaklarına dolduğunda yumruğunu sıktı . "Daha fazla gülmeye devam edersen seni bulur ve bayılana kadar döverim Mert."
Mert kahkahalarını zorlukla durdurdu . "Yine ne oldu benim sakin ruhlu arkadaşım ?" Sesinden gülmemek için kendini tuttuğu belliydi , alay etmesi de sinirini bozmuştu . Evet sakinliğin yanından bile geçmeyen bir adam olabilirdi ve bundan hiç de rahatsız değildi .
"Sence ne oldu ?"
"Defne'yle birbirinize ilan -ı aşk edip sonra da seviştiniz ." Mert'in alay dolu sesine ve arkasından gelen kahkahasına karşı , Ömer öfkeyle gözlerini yumdu . Sabrı gittikçe taşıyordu ve Mert'in son söylediği şeye karşı yutkunma ihtiyacı hissetmişti.
"Siktir lan ordan ! " diye bağırdıktan sonra yumduğu gözlerini açtı ve daha alçak ama buram buram öfke kokan bir tonda "Defne'yle ilgili konuşurken düzgün konuş ." diye ekledi . "Yattığım ama adını bile bilmediğim kızlardan bahsetmiyorsun . Cidden bir daha uyarmam ."
Mert hala gülerken "Ne ara bu kadar hassas ve duygusal bir adam oldu İplikçi ?" diye cevap alamayacağını bildiği bir soru sordu .
"Mert ... Yeter ." Ömer 'in adeta hırlamayı andıran sesinden sonra "Defne'nin burada olduğunu neden söylemedin lan ?" diye gürlemesiyle arkadaşının kahkahaları son buldu. "Karşılaştınız demek ?" dedi imalı bir tonda Mert .
"Karşılaştık tabii ! Fırında gördüm onu . Mal gibi bakakaldım kızın suratına ! Gerizekalı piç , niye her şeyin başa sarmasını istiyorsun ? Senin derdin ne lan ? Neden uzak durduğumu anlattım sana ! Kıt beyinli piç kurusu neden anlamıyorsun ?"
"Saçma sapan konuşma . Ayrıca biraz sakin ol , öfkenden Defne 'de nasibini almamıştır umarım ." dedi bu sefer ciddi bir şekilde Mert .
Ömer , kanın beynine fırladığını hissedebiliyordu . Zaten fazlasıyla sinirliydi , Mert 'de mantıklı bir açıklama yapamadığına göre daha fazla konuşarak daha da sinirlenmeyecekti . Hiçbir şey söylemeden telefonu arkadaşının yüzüne kapattı .
Telefonu önünde durduğu apartmanın duvarına fırlattıktan sonra , telefonun paramparça olmuş halini bundan 2 hafta önce ki kendine benzetti .
Güçlü iradesi , bencilliği , mantığı ve gerçekçiliği onu tıpkı şimdi kendisinin telefonunu duvara fırlattığı gibi fırlatmış ve parçalara ayrılmıştı .
1 hafta boyunca Defne 'den haber alamamak onu o kadar sarsmıştı ki ancak bir hafta sonunda kim olduğunu ve kendinden başka hiç kimseyi düşünmediğini kendine hatırlatabilmiş ve deli gibi içip , etrafımda ki herkesin burnundan getirmeyi bırakabilmişti . Defne 'yi aklından çıkartarak bir kızla yattığında ise yine sonunda aklına kızıl saçları dalgalanan , kırgın bakan yaşla dolu bal gözler gelince kendini o kadar bok gibi hissetmişti ki , her şeyi boşvermek ve Defne 'yi arayıp bulmak , özür dilemek istemişti . Yine de iradesini zor da olsa koruma kalkanı olarak çıkartmış ve bu saçma düşüncelerini gerçekleştirmemek için ciddi bir çaba sarf etmişti .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
