Barış'ın Ağzından ||
Nisa ile birlikte diğerlerinin yanına döndüğümüzde kimse olduğu durumu değiştirmemiş ve sohbete devam etmişlerdi. Ben ise sadece elimdeki içkiyle ilgileniyordum. Hayat çok acımasızdı. Herkes beni ondan sonra sessiz ve soğuk bir insan olmakla suçluyordu. Oysa binlerce yardım çığlığı atıyordum ve kimse görmüyordu beni. Hatalı olan hep bendim. Herkes mükemmeldi ve Barış sevgiyi hak etmeyecek kadar sessiz ve sakin biriydi. Böyle olmak suçtu, gerekirse karakterinden bile ödün verip insanlara sıcacık yaklaşacaktın... Bu dünya gerçekten acımasızdı.
Herkes sohbet ederken ne konuştukları hakkında bir fikrim bile yoktu. İçkiden bir yudum daha aldığımda karşımda bana kenetlenmiş bir çift gözle buluşmuştu gözlerim. Bana sıcacık bakan o gözler karşısında yutkundum. Gözlerimi kaçırmak istesem de bunu başaramamıştım. Nisa beni görüyordu, birisi benim ruhumdaki acıyı fark etmişti sonunda. Ona gülümseyerek teşekkür ettiğimde o da gülümseyerek başını öne eğmişti. Bu sefer herkesi tek tek süzmeye başladım. Aycan'ın arada bana attığı kaçamak bakışlar, Lale'nin neredeyse uyuyacak duruma gelmesi, Berkan ve Cemal'in neşesi... Tüm bunlar güzel olabilirdi. Ama ben bu dünyaya ait değildim. Ölü bir adam böyle bir dünyaya ait olamazdı.
Cemal kızları eve bırakmak için çıkmıştı. Daha sonra yine gelecekti ve üçümüz vakit geçirecektik. Biz Berkan'la evde yalnız kalmıştık yani. "Sen yine bir durgunlaştın, hasta mısın yoksa?" "İyiyim Beko, sorun yok." Berkan başını iki yana sallarken karşıma oturmuştu. "Seninle açık açık konuşayım mı?" Berkan açık açık konuşmaktan bahsediyorsa kırmaktan çekinmeyecek demekti bu. Benden cevap bile beklemeden başlamıştı. "Böyle yaptıkça bir zavallı gibi gözüküyorsun. Bütün gün herkes eğlenirken bir köşede oturup dertlenmen hiçbir şeyi değiştirmiyor farkında mısın?" "Eski mevzuları açıp beni bu hale getiren de sensin. Sen bunun farkında mısın Beko? Benim için ne kadar zor olduğunu bilip herkesin yanında o günlerden bahsetmen ne kadar normalse benim de bu durumda olmam gayet normal Beko."
"Oğlum aş artık bunları. Kaç yıl geçti aradan, unut artık. Hayata dön bir toparla kendini." "Yapamıyorum Beko..! Bu kadar kolay mı ya? Senin için basit bir arkadaş olabilir belki ama o kadın benim her şeyimdi! Kollarımın arasında kaybolurken ben hiçbir şey yapamadım bile! Unutmak kolay mı sanıyorsun sen?!" "Oğlum 5 yıl oldu ya koskoca 5 yıl!" " 5 yılmış... Bin yıl geçse de bu böyle olacak bunu anlayın artık! O benim için sıradan birisi değildi." Berkan başını iki yana sallarken sinirle ayağa kalktım. "Kime ne anlatmaya çalışıyorsam... Gidiyorum ben size de Cemo'yla iyi eğlenceler." Evden kapıyı çarpıp çıkarken motora atladım. Eve gitmiyordum, onun yanına gidecektim. Çünkü ona deli gibi ihtiyacım vardı.
Mezarının başına geldiğinde yavaşça oturdum. Derin bir nefes aldım. Elim toprağına giderken yutkundum. "Ben geldim su damlası... Bak yine sessizliğe dayanamadım. Bana kızmıyorsun değil mi? Sana verdiğim sözü tutamadığım için üzgünüm. Ama sen yokken her şey o kadar anlamsız ki..." Derin bir nefes daha aldım ve sanki o da görecekmiş gibi gülmeye çalıştım. Gözümden akan bir kaç damla gözyaşını silerken güldüm hafifçe. "Sen bana duygusal bir adamsın dediğinde dalga geçiyordum ya haklıymışsın sanırım. Baksana şu halime... Neyse ya sıkıcı konulardan konuşup seni de üzmeyeceğim. Hem ne oldu biliyor musun? Nisa beni gördü. Onu tanıyorsun değil mi? Çok şirin bir kız, onun yanında daha rahat hissediyorum."
Aklıma gelen şeylerle gülümsedim. "Hem senin bana öğrettiğin şeyleri gerçekten öğrenmişim galiba. Nisa resim konusunda yetenekli olduğumu söyledi. Sen öğretmiştin bana, hatırlıyorsun değil mi? Dans etmeyi de aynı şekilde. Tüm bunları seninle yapmak isterdim, neden bu kadar erken gittin ki?" Yağmur yağmaya başladığında önce gökyüzüne baktım sonra da gülümseyerek tekrar onun mezarına baktım. "Hâlâ seninleyim demek bu değil mi? Her şey söz verdiğin gibi. Ama ben de sana söz veriyorum. Senin anını daima yaşatacağım. Diğerleri gibi aradan geçen zaman seni benden alamayacak." Kalbime dokundum hafifçe... "Sen hep buradasın. Senin yerin hep ayrı..."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALACAKARANLIĞIM
FanfictionNisbar kurgusudur 🌼 Alacakaranlığım varla yok arası... Biz ne bütün olabilmiştik, ne de karşı koyabilmiştik birbirimize... Ben ise her geçen gün farketmeden onun olmuşum...
