Çocuklar hâlâ uyuyordu. Ben ise Atlas'ımla beraber uzanmış sakinleşmeye çabalıyordum. Bir süre sonra Barış görüntülü aradığında heyecanla açtım. "İyi mi?" Yorgunca gülümsediğinde ben de gülümsedim. "İyi olacak. Minik bir krizmiş sadece. Bu tarz durumlarda yapmamız gerekenleri de öğrendim. Sana da öğreteceğim." "Oğlumu göster. Lütfen... Aklımı kaybedebilirim." "Seni çok seviyorum." Bir yatağın yanına oturup oğlumuzu gösterdiğinde o korkunç aletlerin arasındaki minicik bebeğime bakıp ağlamaya başladım. "Annem... Annem benim küçük minicik bebeğim." "Seni çok seviyor. Bak bırakmadı seni."
Ekrana uzun bir öpücük kondurdum ve gülümsedim. "Ne zaman geleceksiniz? Özledim oğlumu." "Bebeğim... Sabah geliriz biz. Sen asla kendini yorma güzelce dinlen olur mu? Hem oğlumuz benimle güvende. Ben ona bir şey olmasına izin vermem." "Yüzünü göstersene." Barış kendisini çektiğinde gülümsedim ve ekrana uzun bir öpücük kondurdum. "Seni çok seviyorum Özgür'e çok çok çok dikkat et." "Ben de seni çok seviyorum alaca karanlığım... Şimdi kapatıyorum ve sen uyuyorsun." "Söz veriyorum. Ama minicik bile bir şey olsa beni arayacağına söz verirsen..." "Söz veriyorum." Onu onayladım ve gülümsedim.
...
"Anne babam ve Özgür nerede?" "Umut'um... Kardeşin biraz hasta oldu ve gitmeleri gerekti. Ama birazdan gelirler merak etme olur mu?" "Seni seviyorum anne." Biraz eğilip onu öptüğümde gülümsemişti. "Çok seviyorum ben de seni..." "Ben senin hep ilk bebeğinim değil mi?" Umut'a bakıp gülümsedim ve sımsıkı sarıldım ona. "Daima öylesin ve çok değerlisin annem... Senin sayende anneliği tattım ben. Senin sayende çok güzel duygular keşfettim. İyi ki doğmuşsun küçük Umut'um..." "Bence de iyi ki doğmuşum anne. Yoksa seni hiç göremezdim." Umut yanaklarımı sıktığında gülümsedim. "Kardeşlerini kahvaltı için çağırabilir misin?" "Anlaştık."
Umut heyecanla giderken derin bir nefes aldım ve gülümsedim belli belirsiz. Onlar için güçlü olmalıydım. Beni çok seviyorlardı, ben de onları elbette. Güneş ve Uzay da abilerinin peşinde uykulu ve paytak adımlarla geldiğinde bu görüntüye karşı gülümsedim. "Bebeklerim." Kollarımı açtığımda hızlıca koşup bana sarılmışlardı. "Günaydın minik kedicikler." Umut heyecanla Lucky'nin mamasını doldurmaya gittiğinde gülümsedim. "Günaydın en güzel annem..." "Başka annen yok ki şapşal." Kıkırdadım. "Sizi seviyorum." "Biz de seni." İkisi de aynı anda yanaklarıma öpücükler bıraktığında gülümsedim.
"Hadi bakalım kahvaltıya. Anne size çok güzel sandiviçler ve meyve suları hazırladı." "Babişkom yine mi işe gitti?" "Kardeşinle gitmeleri gerekti ama dönecekler birazdan." Atlas'ın ağladığını duyunca odaya ilerledim ve onu kucağıma aldım hemen. Zaten kokumu alınca sakinleşmişti. Çocukların yanına gidip masaya oturduğumda hepsi iştahla yemeğini yiyordu. Gülümsedim huzurla. Beni hiç üzmüyorlardı. Kapı sesini duyunca heyecanla kalkacaktım ki yorgun gözüken sevgilim çoktan yanımıza gelmişti bile. "Günaydın dünyanın en güzel ailesi. Size yorgun ve güçlü bir savaşcı getirdim ben."
Özgür minik gözleriyle etrafa bakınırken Güneş heyecanla gülümsemişti. "Çok tatlı! Bir kere öpmek istiyorum onu lütfen!" Güneş heyecanla ayaklanırken Barış Özgür'ü onun yanına getirmişti. Güneş onu öptüğünde Özgür heyecanla kıkırdamıştı. Etrafa bakınırken beni gördüğünde gülümsemesiyle ben de gülümsedim. Onu öpücüklere boğduğumda Barış da Atlas'ı öpmekle meşguldü. Ona baktığımı görünce dudağıma uzun bir öpücük kondurmuştu. Çocuklar heyecanla alkışlarken benim ise utançtan yanaklarım kızarmıştı. "Barış ya..." "Ne ya? Özledim eşimi." Barış da yanıma oturunca Özgür'mü izledim sessizce.
"Yeleğini ye birtanem. Özgür hastaneden geldi Atlas'ın yanına gitmeden güzelce yıkayalım oğlumu." Barış'ı onaylayıp kahvaltımı yapmaya başladım. "Sen yemeyecek misin?" "Ben aç değilim şuan. Ama şöyle bir tatlıya da hayır demem." Yanağıma uzun bir öpücük kondurduğunda huzurla gülümsedim. Yine ailecek bir aradaydık işte. Özgür'e elimi uzattığımda heyecanla parmağımı kavrayıp kıkırdamıştı. "Minicik..." "Bebek ya... Annesi bile koca bir bebek. Seni öyle böyle değil çok seviyorum." "Babişkom..?" "Güneş'im..." "Ben seni çok özledim. Bu gece bizimle uyur musun?" "Uyurum meleğim. Ben sizinle uyurum anneniz de ikizlerle uyur. Ne dersin?" Onayladım ve gülümsedim. "Yarın da ben sizinle uyurum o zaman."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALACAKARANLIĞIM
Fiksi PenggemarNisbar kurgusudur 🌼 Alacakaranlığım varla yok arası... Biz ne bütün olabilmiştik, ne de karşı koyabilmiştik birbirimize... Ben ise her geçen gün farketmeden onun olmuşum...
