118. Bölüm: "Şekil Şimal"

57 7 31
                                        

Ülkemiz zorlu bir süreçten geçiyor. İşi daha da zora sokmak, algı operasyonlarıyla zihinleri bulandırmak ve kimilerinin iyi niyetini suistimal etmek isteyen bazı kişi ve kurumlara tav olmamak için uyanık olalım. Her gördüğümüzü paylaşmayalım. Özellikle dış güçlerden yardım istetecek görsellerden uzak duralım. Unutmayın ki birileri düğmeye bastı. Ormanları yakıp algı operasyonlarıyla kendilerine uygun zaman ve zemini oluşturmaya çalışıyorlar. Buna alet olmayalım. 15 Temmuz'da yapamadıklarını şimdi yapmaya çalışıyorlar. Uyanık olalım. Basiretimizi açık tutalım. Allah zalimlere fırsat vermesin. Biz bize yeteriz elhamdülillah 🖐️

Keyifli okumalar diliyorum...

Bölüm Şarkısı: "Ayfer Vardar - Ölmeyince"

***

Elindeki silaha sahip çıkarak sakince, arkalarındaki adama çaktırmadan Adem’in beline sarılırcasına iyice sokulan Hatem, silahı yandan geçirip montun ucundan namluyu sıyırdı ve bir gözü Adem’in yüzündeyken tetiğe bastı. Adam, nereden geldiğini anlamadığı kurşuna meze olurken Adem, hızla toparlanıp silahını sımsıkı kavradı ve yandan Hatem’e bakarak adımlarını köşeye doğru attı. Diğer taraftan gelen adamla burun buruna geldiğinde ikisine de kal gelince Hatem, tetiğe basarak onların bakışmasını böldü.

“Çok mu hoşlandın adamdan?” diye soran Hatem,

“Aslında tipim değildi ama…” diyen Adem’e doğru yürürken onların arkasında kalan köşeden dönen adamdan habersiz bir şekilde:

“Ne bakıştın öyleyse?” diye sorup Adem’in yanında durdu ve Adem’in de görmesine engel oldu.

“Hissikablelvuku…”

Adam namluyu onlara doğrultmuştu. Onların durduğu köşeden de bir adam gelince Hatem, aniden silahını ateşledi ve bir silah sesi daha duyuldu. Yerinde çakıldı kaldı Hatem, betona dönen yüzüne inen beyazlık, Adem’i teyakkuza düşürdü. Hızla dönerek adamın alnına mermisini hediye eden Adem, yerinde çakılı kalan kadına döndü ve titreyen sesine hâkim olmaya çalışarak:

“Sakın, sakın vuruldum deme Hatem, hayır!” diye sayıkladı. Acımsı bir tebessüm belirdi yüzünde, kaşları ve kirpikleri acıyla kıpradı ve önündeki duvara tutundu. Tam düşecekken dört elle kavradı onu Adem, kadının sırtındaki eline değen ılık bir ıslaklık dikkatini çekince kadını düşürmeden elini çekip baktı. Kızıl sıvıyı görür görmez yutkundu ve acıyla kadının yüzüne baktı.

Bütün bedenini ablukaya alan ince bir sızının tatlı acısına göğüs germek, onu pek de etkilemişe benzemiyordu; işte giderek tükenen takati olmasa, saniyeler içerisinde bitmeye meyleden kuvveti olmasa, belki de bu acıya dayanmak kolay olurdu ama kararan gözlerine, zonklayan beynine, titreyen vücuduna inat dimdik Adem’in suratına bakıyor, giderek buğulanan bakışlarını ondan esirgememeye çalışıyordu.

“Lütfen ölme, bana bunu yapma Hatem!” diye sayıklayan Adem’e, buğulanan bakışlarını kenetlercesine cevap mahiyetinde sundu. Çenesi titrerken,

“Üşüyorum!” diye fısıldanan ve Adem’in kulaklarına zor ulaşan cılız sesini hediye etti Hatem, hızlı bir şekilde kucakladı kadını Adem, canını acıtmamak için olanca çaba sarf etse de kadının inlemesi, onun yüreğine bıçak gibi indi. Arkasında duyduğu ayak sesleri, yutkunmasına neden oldu Adem’in,

“Şimdi olmaz!” diye fısıldadı. Arkasında peyda olan adam, silahın namlusunu ikisine doğrultmuştu; parmağı tetiğe doğru kayan adam, kucağında yaralı kadınla dimdik ayakta duran Adem’i hedef almış, basıp basmamak arasında gelgitler yaşarken göğsüne saplanan mermiyle emeline ulaşamadan canından oldu. Omzunun üstünden arkasındaki adamı görebildiği kadar baktı, acele etmesi gerektiği aklına gelince de adımlarını hızlandırarak aracın olduğu yere doğru koşturdu.

KONSEYBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin