138. Bölüm: "Dağ Gülüm Gitme"

26 5 16
                                        

Bölüm şarkısı: "Emre Saltık Dur Gitme"

LÜTFEN KİTABIMIZI KENDİ SAYFALARINIZDA VE ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİN Kİ BÜYÜYELİM, YAZILANLAR BOŞA GİTMESİN. EMEKLER KUTSALDIR.

“İyi misin?” diye, dalgın ve üzgün bir sesle soran Berivan, sargılı omzuna dikkat ederek gömleğini giyen ve kendisini toparlayan Adem’in karşısına geçerek oturdu. Adem, omzu acıdığı için hafif inleyerek yerinde doğrulurken:

“Kurşun yarası neyse de, gönül yarası geçmez,” diyerek fısıldadı. Tabi bu fısıltıyı Berivan da duydu,

“Haklısın!” diyerek kendi yarasına gönderme yapsa da Adem anlamadı, belki de anlamak istemedi ama yerinde doğrulan Adem,

“Hatem nerede?” diye sordu.

“Odasında, yatağına yatırdım.”

Ayaklandı Adem, Berivan’ın durgun bakışları arasında kapıya doğru yürüdü.

Hatem’in odasına doğru yürürken, Delal ve diğerlerinin geldiğini gördü. Rotasını değiştirmedi.

“Tayfur denen çocuk konuştu mu?” diye soran Delal’in sesiyle yerinde durdu, yarası gocundu ve derin bir nefes alarak:

“O öldü!” deyince Delal irkildi. Rojda da yerinden sıçradı.

“Nasıl?”

Rojda’nın sorusuna, kafasıyla, kapıda durmuş ve onları izlemekte olan Berivan’ı işaret ederek:

“O anlatsın!” dedikten sonra yoluna devam etti. Delal ve diğerleri Berivan’a yönelirken Çetin, gözlerini kısarak Adem’in arkasından baktı.

Hatem’in odasına girdi Adem; yatağında sırtüstü uzanmış ve baygın bir halde yatmakta olan kadına doğru yürüdü, yorgun adımlarını zor bela attı ve gelip tepesinde durdu. Derin bir uykudaymış gibi gözleri kapalı, bilinci yitik bir haldeydi Hatem. Nefes alıp vermese, baygın olduğuna kimse inanmazdı.

“Neler oluyor? Neler yapıyorsun? Amacın ne? Anlamış değilim, gerçekten! Hani hain desem, değilsin; fikrini değiştirdin desem, asla öyle bir şey olamaz! Ama ne oldu sana? Neden böyle yapıyorsun?”

Uzanıp tuttu Hatem’in elinden, sımsıcak elini avuçlarının arasında hapsetti, kendi sıcaklığını onun sıcaklığıyla bir edip resmen ateşler içerisinden kavruldu. Derin bir nefes çekti ciğerlerine, gözlerini yumdu Adem ve gözlerini açan Hatem’den habersiz bir şekilde, daha kendine bile itiraf edemediklerini dillendirdi.

“Seni çok seviyorum Hatem!”

Yutkundu Hatem, tekrar gözlerini yumdu ve bunları duymamış gibi davrandı. Gözlerini açtı Adem, sözde gözleri kapalı Hatem’in alnından öpmek için eğildi, nefesi kadının buklelerini okşarken dudakları, kadının alnıyla birleşti. Sıcak bir öpücük kondurup doğruldu. İstemeden de olsa elini bıraktı Hatem’in, boynu bükük bir şekilde kapıya doğru yürüdü. Adem kapıdan çıkarken Hatem, nemli gözlerini açtı ve yutkundu.

Tayfur denen gencin cesedinin başındaydı Delal, düşünceli bir şekilde cesede bakıyordu. Herkes inanamıyordu, güvenlik kamerasındaki görüntülere bakmışlar, kan dondurucu bir Hatem izlemişler ve adeta beyinlerinden vurulmuşa dönmüşlerdi. Önce Çetin geldi sorgu odasına, ardından da Adem geldi.

“Ne yapacağız?” diye soran Rojda, bir gözü Adem’in üstündeyken Delal’e sorusunu göndermişti.

“Hatem’e ne olmuş olabilir?” diye soran Kağan’ın sesi, Çetin’in hıçkırık dolu bir sesle:

KONSEYBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin