ASIM'LARIN MAHARETİ

66 16 8
                                        

"Gavur, düzen yıkmak için icat eder; Müslim, düzen kurmak için o icadı yerle bir eder. İşte buna inanç denir."

🎗BÖLÜM 92🎗

🌎🌎🌎

İSTANBUL

Hatem, gözlerine inanamıyordu; bu nasıl olur, gördükleri gerçek miydi yoksa hile vardı işin içinde ve aklına yatsın mıydı bu gördükleri? Tüm bu sorularla cebelleşirken, hiçbir şeyden haberi olmayan imam da gördükleriyle şaşırmıştı. Bu gördüğü kişi, tabutta olması gerekmiyor muydu? Nadir, nutku tutulan ve çenesi titremekte olan Yarbay’ın karşısında durduğunda Yarbay, resmen ruhunu teslim etmiş gibi cansız gözlerle Nadir’e bakıyor, kesik çıkan nefesiyle soluğu kesiliyordu. Kınık Bey, hafif geriye çekildi. Nefesler normale dönmeye başlarken Yarbay’ın bakışları, birer ikişer etkisiz hale getirilen adamlarına kaydı. Resmen tuzağa düşmüştü, oyunun âlâsıyla karşılaşmış ve hükmen mağlup edilmişti. Adamlarının etkisiz hale getirilişi, Hatem’in diz çöküşü ve arkasındaki adamın da etkisiz hale gelmesi, resmen Yarbay’ın sonu demekti. Nadir’e dönüp zor bela sayıklayarak sordu.

“Bu nasıl olur?”

Gülümsedi Nadir.

“Her şeyi öğreneceksin Yarbay Karaca!”

Dersim, Nadir’in diğer yanında durup ekledi.

“Ve her şeyin de hesabını vereceksin!”

Yarbay, yutkunarak etrafına bakınırken Nadir, Dersim’in yüzünü inceledikten sonra bakışlarını, dünyası başına yıkılmış bir halde diz çökmüş olan Hatem’e çevirdi. Hızla kızına doğru yürüdü. Hatem, kendisine doğru gelmekte olan babasından bakışlarını alamıyordu. Dünden beri ölmüş dirilmiş, ayılıp bayılmış ve kahrolup perişan bir hale düşmüştü. Ama babası yaşıyordu, sapasağlam bir şekilde karşısında duruyor ve elleriyle onun saçlarını okşuyordu. Hızla babasına sarıldı, kokusunu genzine çekerek kontrol etti kendince ve hak verdi, evet babasıydı, yaşıyordu ve bu başını döndüren de onun kokusuydu. Yıllardır bu kokuya hasret, bu kokuya özlem duyarak geçmişti günleri; ama artık bitmiş, babasına kavuşmuştu. Babasından ayrılarak, gözlerinin içine bakıp fısıldadı.

“Bu nasıl olur baba?”

Nadir gülümserken Hatem, anlamaya çalışan gözlerle onun suratını inceleyip duruyordu. Öte yandan Kınık Bey, yanında bir adamıyla caminin arkasından çıkarken Dersim, Yarbay’ın burnunun dibinde durup dişlerinin arasından tısladı.

“Asım nerde?”

Yarbay, Asım konusunu hatırlayınca güldü.

“Görevde…”

Dersim başını sallarken birkaç adam, Yarbay’ın ellerini kavrayıp arkaya doğru kıvırdı ve kelepçelerle bileklerini yapıştırdı. Dersim’in gözleri, Hatem’le babasına kaydı. Derin bir nefes alarak onları izlemeye koyuldu.

***

ANKARA – TBMM

Asım, nerdeyse kendinden geçecekti; gözleri kararıyor, başı dönüyor ve bilinci karıncalanıyordu. Nefesinde baş gösteren kesikler, boğazını yakan hıçkırıklar ve gözlerinde beliren yaşlar, onun ne kadar zor bir durumda olduğunu gösteriyordu. Yanından gelip geçen insanlar, onun bu tuhaf hallerine bakıp bir şey anlamadan yollarına devam ediyordu. Bir güvenlikçi, bunu garipsedi; usulca Asım’a yaklaştı, tepesinde durdu ve sordu.

KONSEYHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin