DİYARBAKIR
Anıt Park’ın karşısındaki pastanenin ikinci katı, Lider’in adamları tarafından istila edilmişti; etrafın güvenliğini sağlamakla mükellef olan adamlar, her biri bir köşeye dağılmış beklerken Lider, bir masaya kurulmuş ve önüne bırakılan baklavaları yemekle meşguldü.
Sofu, pastaneden içeri girerken Lider’in bir adamı tarafından durduruldu; adam, Sofu’yu tepeden tırnağa süzdükten sonra onu aramak için bir harekette bulundu ama Sofu, ondan çekinir bir tavırla geriye çekildi.
“Hayırdır kardeşim?”
Adam, katı bir sesle:
“Nereye gidiyorsun?” diye sordu. Sofu, kaşlarını çatarak:
“Sana nesi be? İçeride işim var! Beni bekleyen biri var!” dedi. Adam, gözlerini kısarak:
“Kim?” diye sordu. Sofu, adamın belki General’in adamı olduğunu farz ederek:
“Patronunla görüşmeye geldim! Daha doğrusu, o beni davet etti!” deyince adam, bunu garipsedi. Ama sonra da, olabilir düşüncesiyle:
“Bekle hele, bir sorayım!” dedi ve içeri girdi. Sofu, derin bir nefes alarak adamı beklemeye karar verdi.
Lider’in adamı, üst kata çıktığında Lider, olumsuz bir şey var düşüncesiyle, ne oldu dercesine göz kırptı.
“Liderim! Kapıda bir adam var! Sizinle görüşmesi varmış!”
“Kimmiş?”
“Bilmiyorum! Adını söylemedi!”
“Al içeri, belki de General’in adamıdır!”
“Baş üstüne liderim!” diyen adam, geri kapıya yöneldi. Lider, baklavasını yemeye devam etti.
Sofu’yu takip etmekte olan adam, parkın çıkışında, bir duvarın arkasında durmuş ve hafiyeli gözlerle Sofu’yu izliyordu. Elindeki telefonun gece görüş kamerasını açıp Sofu’yu videoya çekti. Görüntüyü zoomlayarak kayda başladı.
Adam, Sofu’nun karşısında durdu.
“Gel bakalım!” diyerek yol gösterdi. Sofu, kendinden emin adımlarla içeri girerken onu izleyip kayda almakta olan genç, etrafına bakınarak pastaneye doğru yürüdü.
İkinci kata çıkan Sofu, içerdeki adamları görünce, yanlış bir yere geldiğini hemen anladı. Lider, kapıdan giren adamı görünce gözlerini kıstı. Sofu’nun giyim kuşamı, hal ve tavırları, Lider’in garibine gitti.
“Sen de kimsin?”
Sofu, etraftaki adamlara bakarak:
“Şey, galiba yanlış yere geldim! Ya da davet edildim!” deyince Lider, usulca ayağa kalktı.
“Davet edildinse, davet eden kim?”
“Şey, ben gideyim isterseniz! Yanlış yere gelmiş olabilirim!”
“Ne ayaksın sen?” diye soran Lider, tam da Sofu’nun karşısında durdu. Sofu, ne işe düştüğünü gerçekten merak ediyordu. Lider, iyice adama sokulup:
“Kimsin sen lan?” diye sordu.
“Ben Sofu! Yani bana Sofu diyorlar!”
“Gerçek adın ne?”
“Şey…” deyip susan Sofu, ne diyeceğini bilemiyordu. Lider’in öfkeli gözlerinden kurtulmak ister gibi başını öne eğdi.
Sofu’yu izleyen genç, pastaneye yakın bir yere gelmişti. Dışarıdaki adam da içeri girmişti ve gence gün doğmuştu. Hemen en yakına sızıp görüntü yakalayabilmek için fırsat kollamaya başladı. Pastaneye iyice yakınlaştı, telefonu sabit tutup görüntü yakalamaya çalıştı. İkinci kattaki olayları zor seçebiliyordu. Telefonu daha zoomlayarak kayda devam etti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KONSEY
AdventureTürk'ün 'Devlet-i Ebed Müddet' fikri, evvelde var olduğu gibi ahirde de var ve payidar olacaktır. Bozkurt töresine şekil verenler, Türkiye Cumhuriyeti'ne şimal olmuşlardı. Mustafa Kemal'e Samsun icazeti verenler, Menderes'e yordam göstermiş; Özal il...
