İSTANBUL
Delal'ın aracı, gitmekte olan minibüsün peşini bırakmıyor; aradaki mesafeyi koruyarak ilerliyor, onları gözden kaçırmamak için büyük çaba sarf ediyordu. Minibüs, bir tali yola girince Delal, hızını yavaşlattı. Tam tali yola ulaşmışken ansızın siyah renkli bir araba, Delal'ın önünü kesti ve istop etti. Delal, camdan sarkıp eliyle işaret ederek:
"Çekil kardeşim, çekil!" diye bağırdı. Adam, sözde araç bozulmuş gibi marşa basmaya çalıştı, durdu. Bir saniye dercesine işaret yaptıktan sonra uğraşmaya devam etti. O sırada bir motosiklet, gelip hızla Delal'ın yanından geçti. Şoförün kafasındaki kask, onun kim olduğunu bilinmez hale getiriyordu. Motosiklet, hızla yolun ortasında duran aracın yanından geçti. Delal, derin bir iç çekerek:
"Lan tipini tihniyetini..." dedi ve el salladı. Adam, aracı çalıştırdı ve anayola girdi. Delal, hızla ilerledi.
Motosiklet, hızla minibüse yaklaşmaktaydı. Aradaki mesafeyi kapatmak üzereydi. Şoför, dengesini sağladıktan sonra silahını sıyırdı ve namluyu, minibüsün tekerleklerine hedef aldı. Minibüs, sağa çekildi. Motorun şoförü, aniden tetiğe bastı ve minibüsün sağ arka tekerleği, ardında parlak ışıklar bırakarak patladı. Araç yalpaladı ve iyice sağa çekildi. Motorun şoförü, hızını arttırdı ve gelip onları geçti. Araç dururken motor, daha da ilerleyip kenarda durdu. Motorun şoförü, hemen inip kaskını çıkardı. Asım'dı bu ve minibüsten inenlere doğru ilerleyip üst üste ateş etmeye başladı. Adamlardan biri vurulup düşerken diğeri, Asım'a karşılık verdi.
Delal'ın aracı, hızla onlara yaklaşmaktaydı. Silahını sıyırıp emniyetini açan Delal, aracı yolun ortasında durdurup araçtan indi ve adamlara ateş açtı. Biri daha vurulup düşerken kalan üç kişiden biri, hemen içeri girip Hatem'in alnına silahı dayadı. Hatem, derin bir uykudaydı; adam, onu vurmak için tetiğe basmak üzereydi.
Asım, koşarak ateş etti ve birini daha yıktı. Diğer adamı da Delal indirirken Asım, hızla koştu ve aracın sol tarafından, o sırada Hatem'i vurmak için bekleyen adama, hiç düşünmeden ateş etti ve adamı, şakağından vurdu. Adam, boş bir çuval gibi yere yığıldı. Asım, güvenliği kontrol etmek için etrafına bakındı. Emin olduktan sonra aracın kapısına yöneldi. Delal de gelip yanında durunca:
"Ne işin var burada?" diye sordu. Delal, soruya soruyla karşılık verdi.
"Ne yani, kötü mü ettim gelmekle?"
Asım, araca girdi ve baygın halde, bir melek gibi uykuda olan kadına, acınası gözlerle baktı. Derin bir iç çekti ve Hatem'i, incitmeden kucaklayıp araçtan indi. Delal, durgun bakışlarla Asım'a baktı. Asım, ne var dercesine göz kırpınca Delal, gülümseyerek kenara çekildi. Asım, ağır adımlarla arabasına doğru yürüdü. Delal ise, sadece arkalarından bakmakla yetindi.
♻♻♻
DİYARBAKIR
Suriçi'ndeki müstakil ev...
General, kendisine doğrultulmuş namlunun her an patlayacağını umursamadan gülümsedi ve:
"Şimdi telefonun çalacak ve dağdaki önderin, sana bir delilik yapma diyecek! Ya hemen tetiğe bas ya da adam akıllı inadından vazgeç!" dedi. Lider, telefonu yanına almadığını fark ettiğinde irkildi. Arkasındaki adamına bakmadan:
"Telefonu getir!" diye talimat verdi. O adam daha gitmeden kapıdan başka bir adam çıkageldi ve:
"Liderim, telefonun çalıyordu!" dedi. Lider, silahını indirmeden telefonu açarak:
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KONSEY
AdventureTürk'ün 'Devlet-i Ebed Müddet' fikri, evvelde var olduğu gibi ahirde de var ve payidar olacaktır. Bozkurt töresine şekil verenler, Türkiye Cumhuriyeti'ne şimal olmuşlardı. Mustafa Kemal'e Samsun icazeti verenler, Menderes'e yordam göstermiş; Özal il...
