30. Dakika sonra
İkinci elemeler çoktan başlamıştı, şu ana kadar yüz kişi elenmişti bile. Zisfereş bağırdı, "Üçüncü numaraya karşı altmışıncı numara!"
Üçüncü numara Indria'ydı ve bunun için tüm arena boşaltılmıştı, genelde herkes arenaya zıplayarak geliyordu.
Aynı Indria'nın rakibi gibi gücünü göstermek için sertçe arenaya zıplamıştı ve düştüğü yerde çatlaklar bırakmıştı.
Indria'nın rakibi fiziksel bedenine güvenen bir aptala benziyordu. Çünkü arenaya çıkınca ondan başka kimse olmadığı için seyircilere kaslarını gösterip, havalı davranmaya çalışıyordu. İri bir vücudu vardı. Indria'dan yirmi santim daha uzundu. Bir ayı kadar genişti ve bir boz ayı renginde saçları vardı.Kahverengi gözleri ile saçları çok uyumluydu.Yüzü kendisinden yirmi yaş daha yaşlıydı. Indria'nın rakibi o tür hareketler yapınca seyirciler dalga geçmeye başladı.
"Hahahaha özürlü sanırım bu tipe bakın!"
"Akraba evliliği yapmışlar yoksa başka türlü böyle bir aptalın doğması imkansız"
"Gerizekalı havalı olduğunu sanıyor"
"Tipine s.........(Dn:lan bu hikayeyi okuyan kucuk okuyucularımızın var.Küfürleri minimumda tut) bakın hahahaha!"
Ancak bu dalga geçmeler tak tak sesi gelene kadar devam etti.
*Tak tak tak tak tak tak tak tak tak*
Bunlar Indria yürürken adımlarının çıkardığı seslerdi. Merdivenden çıkıyordu şuan. Merdivenden çıkarken gözleri kapalıydı ve kölelik zamanlarını düşünüyordu. Her şey dün olmuş gibiydi.O anıları asla unutmayacaktı. Bunları düşünürken arenaya çıktı ve karşısındaki rakibinin gözlerinin derinliklerine baktı.Rakibinin gözlerinden onu aşağıladığı okunmaktaydı.
Indria'nın çıktığını görünce Indria'nın rakibi yani Lam onu küçümsemeye başladı, "Hahaha Dış klanda olsan bile kesinlikle benim rakibim olamazsın! .Çünkü çok güçsüz bir vücudun var haha!" diye dalga geçmeye başlamıştı.
Indria karşısındakinin özürlü olduğundan şüphe etmeye başlamıştı. Gülümsedi ve, "Kalın bir vücudun var. Ancak küçük bir beynin olmalı, tanrı beyinden alıp vücuda vermiş yazık." dedi dalga geçerek.
Lam buna çok sinirlendi ve kendini oldukça kastı. Kafatasındaki damarlar bile ortaya çıktı, "Seni öldüreceğim velet!" diye bağırdı.
Seyirciler şaşırmıştı, "Hey hey o salak mı? Karşısındakinin Dış klandan olduğunu bilmiyor mu?" diye konuşmaya başlamıştılar aralarında.
Zisfereşin sesi yankılandı,"Başlayın!!!"
Lam bir anda yerinden fırladı ve hızlıca Indria'ya ilerlemeye başladı
Koşarken ayakları yıkıcı bir güçte yeri dövmekteydi. Her adımı yerde çatlaklar bırakıyordu .Indria gözlerini kıstı ve kendi kendine "Yeryüzü alemi üçüncü seviyesinde olsada fiziksel gücü yeryüzü alemi beşinci seviyede kesinlikle hafife alamam." dedi.
Lam, Indria'nın önüne geldi ve sol elini kaldırdı, Indria'ya vurmak için savurdu.Indria hafifçe sağa bir adım attı ,yumruktan kaçındı ve ağzını açıp Lam'ın elini ısırdı.
Lam Indria'nın elini ısırdığını görünce acılar içerisinde bağırmaya başladı, "Ahhhhh elimi bırak o---bu çocuğu!!" diyerek elini sallamaya başladı.(Dn:kimse anlamadı o küfürü merak etme :))
Annesine hakaret edilen Indria kaşlarını çattı ve ısırmayı bıraktı. Lam, "Aferin söz dinliyorsun." dedi ve gülmeye başladı.
Indria öldürme arzusunu saldı. Binlerce hayvanı öldürmüş birisinin öldürme arzusu tüm arenayı kapladı.
Normalde karşındakini öldürmek yasaktı.
Ancak öldürme arzusunu salmanın yasak olduğunu hiç kimse söylememişti.
Lam bu kadar öldürme arzusunun altında kalınca biraz terlemeye başladı ve Indria'ya bakarken, "Hey hey dostum sadece şaka yaptım bu kadar ciddi olma." dedi gülümsemeye çalışarak.
Indria kan dondurucu bir sesle, "Anneme hiç kimse hakaret edemez" dedi ve belindeki kılıcı çekti.
Indria'nın öldürme arzusu ve kan dondurucu sesi karşısında sıradan halk çok korkmuştu. Bazıları korkudan bayılmıştı. Altına işeyen, hatta ağlamaya başlayan koca koca adamlar vardı.
Lam bile Indria'nın sesi karşısında korkmuştu, "Özür dilerim bu kadar kızmanı beklemiyordum." dedi korkak bir şekilde.
Indria kılıcı Lam'a doğrulttu ve ciddi bir şekilde, "Diz çök ve kendini bin kez tokatla ve her tokatladığında özür dile yoksa sana hiç yaşamadığın kadar büyük bir acı yaşatırım!" dedi.
Lam, "Tam-" cümlesini tamamlayamadan Indria önüne geldi ve turnuvayı izleyenlerin çoğu kişinin göremiyeceği bir hızla Lam'ın kollarını kesti ve geri çekildi.İki çift kol yere düştü. Lam bile kolları yere düşene kadar kesildiğini farketmemişti. Acı içinde bağırdı. Indria gülümsedi,diliyle dudağını yaladı ve gözlerini Lam'ın gözlerinin önüne getirdi .Indria çift gözüyle Lam'ın gözlerinin içine baktı.
Lam, Indria ona bakarken sanki anadan doğma çıplakmış gibi hissetti. Sanki karşısındaki kişi onun her şeyini görebiliyordu. Onun önünde tamamen aciz gibi hissediyordu.
Indria dalga geçer bir sesle, "Elin yok artık kendine tokat atamazsın sanırım seni affetmemin bir yolu yok." dedi kılıcını beline koydu ve elini kaldırdı. Lam onun eline bakarken titremeden edemedi.
Lam küçüklüğünden beri çok ağır eğitimlerden geçmişti ve her zaman vücut geliştirme eğitimi yapıyordu. Eğer vücudunu geliştirirse en güçlü olacağı bilincindeydi. Indria'dan fiziksel olarak güçlü olsada Indria enerji yoğunluğu ve aura gücü olarak ondan kat be kat daha güçlüydü. Lam küçüklüğünden beri kendini eğitime ayırdığı için çok fazla dövüş deneyimi yoktu.
Indria'nın da çok fazla deneyimi olmamasına rağmen Lam'dan daha fazla deneyimi vardı. Ayrıca, Lam düşünmeden hareket eden birisi olduğu için her hareketi sadece kaba kuvvetti. Hiç bir hareketi akıllıca değildi. Eğer akıllıca hareket etmiş olsaydı ve geveze birisi olmasaydı belki bir süre Indria ile kafa kafaya dövüşebilirdi
Ancak daha sonra kesinlikle yenilirdi. Indria beynini kullanarak dövüşen birisi ve her hareketini düşünerek yapan birisiydi.
Lam bu dövüşü asla unutmayacaktı ve ömür boyunca tek kollu bir adama yenilmenin acısını çekecekti. Tek kollu bir adama yenilmek utanç vericiydi ve Lam bunu çok iyi biliyordu. Indria sert bir şekilde Lam'ın yüzüne tokat attı ve Lam geriye fırlamaya başladı. Çok geriye gitmemişti. On metre geriye gittikten sonra yerinden kalkamadı.Zisfereş bağırdı, " Kazanan üç numara!" (Dn:Allahtan çok gitmemiş.Gitseydi ne olurdu acaba.:) )
Seyirciler şaşkındı. Sonuçta Indria'nın bedeni Lam'ın bedenine kıyasla bir çocuk gibi kalıyordu. Buna rağmen Indria onu yenmişti
Ancak bu düşünce sadece sıradan halk içindi. Soylu olanların hiç biri şaşırmamıştı. Sonuçta Dış klandan olan birisi nasıl öyle birisine yenilebilirki?
Seyirciler şaşkındı sonuçta Indria'nın bedeni Lam'ın bedenine kıyasla bir çocuk gibi kalıyordu. Buna rağmen Indria onu yenmişti ancak bu düşünce sadece sıradan halk içindi. Soylu olanların hiç biri şaşırmamıştı sonuçta Dış klandan olan birisi nasıl öyle birisine yenilebilirki?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Indria
FantasyHayatım boyunca gerçeği aradım ama neyin gerçeğini? Merhamet dileyen acınası bir çok masum insan öldürdüm hem de gözümü kırpmadan. Sayısız canavarın hayatı benim ellerimde son buldu. Peki elime ne geçti? Koca bir hiç, ancak sonunda o gerçeği bulduğu...
