Nadyab sakinlikle Michi ve Lenna'ya baktı.Nadyab'ın bakışlarından bir şey söyleyeceği anlaşılıyordu. Nadyab dudaklarını araladı ve ciddiyetle, "Siz olmamak vampir?" Michi ve Lenna bir birlerine şaşkınlıkla baktılar ve tekrar Nadyab'a bakıp aynı anda, "Vampir diye bir şey yok ki" "Var, vampir olmamak iyi. Kan akmak..." bir kova çıkardı.Michi ve Lenna'nın önüne itti. Michi terredütle yaklaştı ama Lenna küçük bir bıçak çıkardı yüzüğünden ve terredütsüz bir şekilde kolunu kesti. Kolunu kesince kan nehir gibi akmaya başladı, "Güzel akmak kan bol olmak sende." Nadyab gülümsedi. Lenna'nın öyle yaptığını görünce Michi'de terredüt etmeyi bıraktı ve Lenna'dan bıçak alıp kolunu kesip kanını kovaya akıtmaya başladı. Michi'nin kanı Lenna'nınki kadar bol değildi. Bir kaç dakika içerisinde kova yeteri kadar kanla dolmuştu. Nadyab yüzüğünden başka bir iksir çıkardı ve kana döktü. Ancak kanda hiç bir değişiklik olmadı, "O iksirde neyin nesi kanda hiç bir şey değişmedi." Michi elleriyle çenesini tutarak sordu.
Nadyab aşağılar şekilde, "Sen aptal olmak bu iksir olmamak uyumsuz kan uyumsuz kan olmak ölüm olmak." Lenna Michi'ye bakarak ayrıntılı bir şekilde anlatmaya başladı, "Başkasına uyumsuz kan verildiği taktirde onun ölümüyle bile sonuçlanabiliyor. Bu sorunu çözmek için başka kıtalardan çok ünlü doktolar toplanmıştı. Bu sorunu çözmek için altı ay düşündüler en değerli bitkilerden karışımlar yaptılar.Gramı milyonlarca altın değerinde olan bitkiler kullandılar. Ancak hiç biri fayda etmedi. Doktorlar ümidini tam keseceği zaman toplandıkları yere davetsiz bir misafir gelmiş. Bu misafirin teni oradaki doktorların gözünü kamaştırmış,Bu kişi gördükleri en beyaz tene sahip insanmış. Saçları gecenin siyahı gibiymiş ve oradaki doktorların kalplerine korku hissettiriyormuş. Siyaha yakın bir renge gözlere ve bir şeytana benzer bakışlara sahipmiş. Ancak oradaki doktorların kaşlarını çattıran bir şey daha varmış.Oda bu misafirin yaşıymış. Sadece yirmi yaşındaki bir gençmiş bu.Doktorlardan birisi öne çıkmış, "Senin gibi bir gencin burada ne işi var?" O genç ellerini beyaz kimonosuna sokmuş ve bir iksir şişesi çıkartıp konuşan doktora atmış, "O şişenin içerisinde altı aydır uğraştığınız iksir var..." Doktorlar bunu duyunca inanmamış ve onlardan birisi kibirli bir şekilde, "Biz gezegenin en iyi doktorlarıyız ve biz bu iksiri yapamadık. Senin gibi bir velet mi yapabilecek. Hadi işlerimiz var oyalama bizi" demiş. O davetsiz misafir bu sözlerinin ardından konuşan doktorun gözlerinin içine bakmış ve oradaki her doktorun ayağını titretip diz çöktürecek güçlü bir öldürme arzusu salmış. Oradaki doktorlar bu güçlü öldürme arzusu karşısında şok olmuş. Böyle bir öldürme arzusuna nasıl sahip olabilir diye düşünmüşler.. O genç sakin bir ses tonuyla, "O iksiri hazırlamak için Varek ve Meyan kökünü birbirine karıştırmak ve kaynar suda bir saat beklettirmek yeterli olacaktır.." dedikten sonra geri dönmeye başlamış. O doktorlardan birisi o güçlü öldürme arzusuna rağmen konuşmayı başarmış, "Genç bize adını söyler misin?" O genç onlara dönmüş ve adını söylemiş onun adı, "Nuy Che" miş O gittikten sonra doktorlar rahat bir nefes alabilmişler. Ancak o gence pek inanmamışlar. Onun arkasından suikastçılar göndermeyi düşünmüşler.Çünkü en yaygın iki basit bitkinin bu sorunu ortadan kaldıracağına inanmıyordular. Ta ki doktorlardan birisi kibrini bırakıp o gencin dediğini yapmış ve gördüklerine inanmamış boğazı yırtılana kadar bağırmış, "Gencin dedikleri doğruymuş!!!" bunu duyan doktorlar hemen o doktorun yanına koşmuş ve gördüklerine inanmamışlar. O gencin dediği karışım gerçekten işe yarıyor, sorunu ortadan kaldırıyormuş ve doktorlar bunu hemen imparatorlarına bildirmişler. Bazı doktorlar bir gencin geldiğini söylememişler kibirleri yüzünden. Ancak çoğunluk gerçeği söylemiş. Zamanla bu olay herkesin kulağına gelmiş ve Bu genç gelmiş geçmiş en genç dahi doktor olarak tarihe geçmiş . Bu olay çok eski değil sadece otuz yıl önce olan bir olaymış." Lenna olayı sakin ve ciddiyetle söylemişti, "Sen bunu nerden biliyorsun?" Michi garip bir şekilde Lenna'ya bakarken. Lenna güldü, "Büyükbabamızın hikayelerini dinleseydin sende biliyor olurdun." Lenna derin bir nefes aldı, "Tek bir sorun var o genç bir daha asla gözükmemiş."
Gerçeği Gören Gözler, Indria'nın zihninde sakince uyukluyordu ta ki Lenna, "Nuy Che" diyene kadar. Gerçeği Gören Gözler panikle ayağa kalktı ve duyduklarına inanmadı ve Lenna'nın zihnine girerek dediklerini kontrol etti, "İmkansız bukadarıda imkansız! Evrenin gelmiş geçmiş en iyi doktorunun bu gezegende ne işi olabilir!!"
Nadyab kovayı kaldırdı ve Lenna'ya bakarken, "Ağzı aç." Lenna Indria'nın yanına geldi ve iki elini Indria'nın ağzına sokarak ağzını genişçe açtı. Nadyab dikkatli bir şekilde kovayı kaldırdı ve Indria'nın ağzına dökmeye başladı. Kovadaki bir çok kan boşa gitmiş olsada Indria yeteri kadar kana sahip olmuştu. Indria için ölüm tehlikesi yoktu artık.
YN : Konsey'in Okuyucu whatsapp grubuna alımlar tekrar açılmıştır. Gelmek isteyen varsa özelden mesaj atsın ve gelip sebebsiz yere çıkacak kişiler gelmesin. Uyarıda bulunayım, Grupta bir çok küfür ediliyor, her şey konuşuluyor +18 olmadığı sürece. Ayrıca çok fazla mesaj atılıyor gruba gelipte yok çok mesaj var ben çıkıyorum diyecek olanlar gelip beni sinir etmesin boş yere. Kotası olmayanda mesaj atmasın.
Dn: Ben almayayim.Benim gözüm konseyin whatsapp grubunda alirsan gelirim.2. olarak Lan kan içerek vücuttaki kanın artırıldığı nerde gorulmus.Tam embesilsin ya.Orayi düzenlerken midem çifte telli oynadı yeminle.Yok abi bunu Uragosla gorusturmemek lazim.Adam komple psikolojisini bozuyor bunun ya.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Indria
FantasyHayatım boyunca gerçeği aradım ama neyin gerçeğini? Merhamet dileyen acınası bir çok masum insan öldürdüm hem de gözümü kırpmadan. Sayısız canavarın hayatı benim ellerimde son buldu. Peki elime ne geçti? Koca bir hiç, ancak sonunda o gerçeği bulduğu...
