Indria doğadan enerji çekmeyi çok kısa sürede tamamlamıştı. Sakin görünen bir yüz ifadesiyle kolundan destek alarak ayağa kalktı. Indria'nın bu hareketi meditasyon yapan Michi'nin bir gözünü açmasına neden oldu. Indria'nın yüz ifadesini dikkatlice inceledikten sonra iki gözünü açtı.Kaşlarını çatmış bir şekilde, "Nasıl oluyorda hepimizden daha hızlı enerji toplamayı bitirebiliyorsun?" sorgulayıcı ve tehtidkar bir ses tonuyla söylendi. Michi'nin bu davranışı Indria'yı huzursuz etmişti. Michi'ye dönüp gülümseyerek, "Sizin kadar enerji harcamadım." diye cevap verdi. "Demek öyle" inanmadığını belli eden bir ses tonuyla konuşmuştu Michi.
Indria gülümsemeyi bıraktı, "Yakaladın beni." Deyip elini cebine attı ve bir enerji kristali çıkardı. Indria öldürdükleri canavarların enerji kristallerini boyutsal yüzüğüne koyuyordu. Ama böyle bi durumda kullanacağı aklının ucundan bile geçmemişti, "Enerji kristalide kullandım"
Michi enerji kristalini görünce, "Enerji kristallerini neden cebinde saklıyorsun boyutsal yüzüğün varken?" suçlayıcı bir şekilde konuşmuştu. Indria tekrar gülümseme takındı yüzüne, "Zaten boyutsal yüzüğümde saklıyorum.." "Boyutsal yüzüğünde saklıyorsan elini neden cebine atıyorsun." Michi suçlamayı bırakmamıştı, "Ayrıca madem enerji kristali kullandın, onun şimdi midende olması gerekmiyor muydu?"
Michi'nin dediklerinden sonra Indria'nın yüz ifadesi değişti. Uzun zamandır enerji kristali kullanmıyordu ve enerji kristalinin yutulduğunu tamamen unutmuştu. Indria sertçe yutkundu ve ağzındaki kelimeler zorlukla çıktı, "Başka bir kristal bu."
Lenna gözlerini açarak, "Abi hangi yazılı kitapta bir insanın başka birisinden daha hızlı enerji çektiğini okudun ki? Neden zorluyorsun bu kadar." Michi yapmacık bir gülmeyle, "Sadece şaka yapıyordum şaka." Indria'da zorlukla güldü, "Çok şakacısınız." "Çok teşekkür ederim."
"Artık böyle bir hata yapmazsın." tanıdık bir ses Indria'nın zihninde yankılandı, "Evet usta." Nadyab bu olaylardan habersizdi dış dünyayla bağlantısını kesmişti ve anılarına dalmıştı.
*
Nadyab'ın çocukluğu
Başka bir kıtada, başka bir imparatorluğun krallığında, başka bir şehrin evinde.
Siyahi tene sahip bir çocuk salonun ortasında gülerek kaçıyordu. Hemen arkasından gece siyahlığına sahip saçlara, inci beyazında tene, zümrüt renginde gözlere sahip genç bir kız onu kovalıyordu kızın göğüsleri yaşına göre oldukça gelişmişti. Bu kız on beş yaşında gibi gözüküyor olmasına rağmen bugün onun yirmininci yaş günüydü.
Bu kız Nadyab'ın yaşça büyük ablasıydı ve kovalamaca oynuyorlardı. Nadyab koşarken muhafız giysileri giyen bir erkek tedirgince, "Genç efendi Nadyab lütfen dikkat edin, sakın düşmeyin bir yeriniz yaralanır." Nadyab koşarken, "Ben bir erkeğim bir erkek olarak yaralanmalardan asla korkmam!" kafasını yukarıya kaldırdığı için dikkatsizlik yapmıştı. Ayağı kayıp baş üstü yere düştü. Başında hafif bir şişlik olunca ağlamaya başladı, "Çok acıyor!! Anne! Baba!!" Nadyab'ın bağırışı üzerine muhafız giyimli adam hemen Nadyab'ın önüne koştu, "Genç efendi korkmayın sadece basit bir şişlik." Nadyab'ı teselli etmeye çalıştı. O sırada büyük bir kapı açıldı ve iki insan kapıdan yürümeye başladı. Birisi ayı kürkü renginde tene, kahverengi renginde delici bakışlara, siyah saçlara sahipti. Yüzünün sol tarafında göze çarpan bir kesik vardı kaşları bir biriyle oldukça uyumluydu. Yapılı vücudu bir ayınınkine benziyordu muhafız giyimli adam bir metre yetmiş santim olmasına rağmen o erkeğin yanında bir çocuk kadardı. Bu erkeğin hemen yanında petunya çiçeği renginde saçlara, kar beyazı renginde tene, çimen renginde insanı hayran bıraktıracak göz rengine sahip bir kadın eşlik etmekteydi. Bu kadın Nadyab'ın ve o genç kızın annesiydi.
Erkek gülerek, "Nadyab! Gene mi düştün." Nadyab bunu duyunca göz yaşlarını silmeye çalışarak, "Ben bir erkeğim! Ben ağlamıyorum baba!" gülerek konuşmuştu. Muhafız giyimli adam hemen Nadyab'ın babasının önüne gidip eğildi, "Efendim lütfen beni affedin.." yalvardı.
Erkek, muhafız giyimli erkeğe bakınca gülümsedi, "Eğilmene gerek yok, Jard her çocuğun yaşadığı bi durum bu abartma."
Kadının ismi Ladyab erkeğin ismi ise Çadyab'tı. Genç kız onlar gelince başını eğdi, "Anne, baba." genç kızın adı Valyab'tı. Çadyab gülümseyerek Valyab'a baktı, "Kardeşin le oynadın mı Valyab" "Evet, baba" "O zaman kardeşinle biraz konuşmamız gerek." Çadyab yavaşça Nadyab'ın önüne yürüdü ve onun küçük bedenini kaldırıp omuzlarına koydu ve ilerlemeye başladı gülerek. Ladyab'ta gülerek onları izliyordu. Çadyab, Nadyab'ı bir ormana götürdü ve kocaman bir taşı düz bir kesikle ikiye böldü. Bir tarafına Nadyab bir tarafına Çadyab oturdu, "Sana anlatacaklarım var Nadyab" ciddi bir sesle söyledi.
*
Nadyab gözlerini açtı terler içinde kalmıştı, "Ben, hatırlamak çalışmamak geçmiş." Nadyaba Michi ve Lenna sakin bir şekilde bakıyorken Indria şaşırmış bir şekilde bakıyordu, "Ne oldu buna?" diye düşünüyordu Indria.
Nadyab gözlerini açana kadar diğerleri enerjilerini toplamış Nadyab'ı bekliyordu. Nadyab terini elbiseleriyle sildi güçlü bir şekilde ayağa kalktı. Lenna tatlı sesiyle, "Gidelim hadi." dedi.
YN : ARKADAŞLAR BİR KAÇ SÖZÜM OLACAK.
1- BİR KAÇ GÜNDÜR BÖLÜM GELMEMESİNİN SEBEBİ ELEKTRİK YOKTU.
2- KAPAK YARIŞMASINI 1. KAZANDI YANİ KAPAK AYNI KALICAK.
3- INDRİA'NIN OKUNUŞU İNDİRA DEĞİL INDIRİA, İ DEĞİL I ARKADAŞLAR.
4 - INDRİANIN FİZİKSEL GÜCÜNÜN O KADAR YÜKSEK OLMASINI SAÇMA BULAN ARKADAŞLAR VAR. FİZİKSEL GÜCÜ AURASINA BAĞLI AURASI NE KADAR YÜKSEKSE FİZİKSEL GÜCÜ OKADARDA AZ. AURASI DÜŞTÜKTE FİZİKSEL GÜCÜDE DÜŞÜYOR MESELA SAVAŞ BAŞINDA ON MEGATON GÜCE SAHİP OLSADA SAVAŞ BİTTİKTEN SONRA YORGUN DÜŞMÜŞSE BİR KAÇ KİLO FİZİKSEL GÜCE SAHİP OLABİLİR.
5 - BİR ŞEYE SİNİRLENDİĞİM İÇİN BURAYA NE YAZACAĞIMI UNUTTUM....
Dn:Yahu ben boşuna demiyorum.Baran! Abisi!! Mümkünse kitaba yeni karakter eklendiğinde isimleri sen belirleme.Beceremiyorsun oğlum ya.O nasıl bir isim anlayışı Lan .tek harf değiştirip işin içinden çıkmaya çalışmışsın.Düzenlemek için en az 2 3 kez okuyorum.Ama o bölüme geldiğimde gülmekten okuyamadım .... .Neyse en azından sağ olduğunu öğrendik.Kaç gündür adama ulaşamıyorum.Öldü mü ,başına birşey mi geldi.Hic haberimiz yok.Tekin yerler değil senin mıntıka.Dikkat et oralarda.Ha bu arda az daha uğraşsan, biraz daha dikkatli olsan bana gerek kalmayacak ha :)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Indria
FantasyHayatım boyunca gerçeği aradım ama neyin gerçeğini? Merhamet dileyen acınası bir çok masum insan öldürdüm hem de gözümü kırpmadan. Sayısız canavarın hayatı benim ellerimde son buldu. Peki elime ne geçti? Koca bir hiç, ancak sonunda o gerçeği bulduğu...
