Bedeninde oluşan eklem ağrılarına kuru öksürük de eklenmişti. Nefes alırken batıyordu ciğerleri ateşler içinde olmasına rağmen bedenin titremesine anlam veremiyordu.
Nil'in ısrarlarıyla gelse de hastaneye şuan bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu düşündü ister istemez. Hastane kokusundan nefret etmesine rağmen hastane fikri cazip geldiğini düşününce şuan sabah yağmur altında saatlerce yürümenin cezası faturalandırılmış bulunuyordu.
Nil doktorla konuşmak için odasından çıkınca yalnız kalmıştı. Ateşini düşürmeyi başardıkları için şimdi biraz daha rahattı. Vücudundaki ağrılarda yavaş yavaş kayboluyor gibiydi. Yediği üçüncü serumun sonunda nefes almayı başarabilmişti sorunsuz bir şekilde.
Yatağının başucundaki sehpanın üzerinde ki suyu alırken kumanda çekti dikkatini. Kumandayı alarak televizyonu açarken suyu götürdü dudaklarına. Bu gece Nil'in yeni başladığı bir magazin programı vardı. Ünlü bir aktrisle yaptığı röportaj yayınlanacaktı. Gözleri televizyonun yanında ki saate kaydı. Saatin 22.00 gösterdiğini görünce kumandayı sehpanın üzerine bırakarak sesini kıstı. Programın başlamasına 1 saat vardı daha. Gözlerini kapatırken Nil'in nerede olduğunu merak etti. Bu programı izletmek için çoktan oda da kanepenin üzerine koğuşlanmış olması gerekiyordu.
Kapının açılmasıyla gözlerini araladı. Karşısında Nil'i görünce gülümseyerek "Abartmışın yine değil mi?" diyebildi. Doktorların verdiği üçüncü serum ve geceyi gözletim altında geçirme kararı aldıklarıyla dalga geçmek istemişti.
Yüzünü buruşturarak kendisini izleyen arkadaşının " Seni zorla hastaneye getirmeseydim şuan her şey daha kötü olabilirdi biliyorsun değil mi?" diyerek çemkiren Nil'e "Peki doktor hanım. Programını evde izlememizin bir sakıncası var mı acaba?" dedi o kadar acınası bir halde bakmıştı ki Nil, en sonunda kahkaha atarak yumuşamıştı.
Yarım saat içinde çıkış işlemlerini yaparak kendisini arabaya binmesine yardımcı olan arkadaşının becerisini taktir etmişti. Doktorların gözetim altında kalmasını istemelerine rağmen ikna eden kadının mesleğinde neden bu kadar iyi olduğunu özetliyor gibiydi. Doktorların gece boyunca yapacaklarını Nil'e anlatmaları ve arkadaşının bunu görev bilinci sayıp abartmasını saymazsa eve geldiği için mutluydu. Hastane odasında kalma fikri midesini bulandırıyordu.
Salon da bulunan kanepeyi hazırlayan arkadaşını yorgun gözlerle izleyebilmişti. Kendisine destek olarak kanepeye yatıran Nil'in sırt bölgesine koyduğu kırlentler nefes almasını kolaylaştırırdığı için minnetle gülümsedi. Şuan çok daha iyi hissediyordu bedenini.
Gözden kaybolan arkadaşının bir kaç dakika sonra elinde ilaçlarla belirmesine dudak bükerek" Yeter artık Nil, lütfen abartma iyiyim işte"diyerek isyan etmişti.
"İlaçlarını iç de televizyonu açayım. Söz başka bir şey içmen için zorlamayacağım" diyerek sıcacık gülümseyen kadının elindeki ilaçları alarak dudaklarına götürdü. Nane limon karışımından yırtmak için ilaçları içtiğine inanamıyor gibiydi. Hangisi daha büyük bir işkenceydi kestiremiyordu.
Saatin 23.30 u gösteriyordu akrep ile yelkovan. Kumandayı eline alarak televizyonu açan arkadaşına gülümseyerek baktı. Önemli bir röportaja imza atan kadının heyecanını izlemek iyi hissettirmişti. Nil'in yanına gelerek oturuşuna içtenlikle karşılamıştı." Mısır patlatsaydın yerdik"cümlesi çıkıvermişti dudaklarının arasından.
Nil'in gözlerinin içi parlarken " Reklam arasında söz tatlım" diyerek ekrana başını çevriren kadının hareketlerini taklit ederek kendi de bakışlarını ekrana çevirdi.
Program başladığında kırmızı bir alt yazı belirmişti "Flaş flaş flaş! Emir Orçun'un evindeki güzel kim? Az sonra canlı yayında!"
"Emir Orçun yine iş başında" derken dudaklarını dişleri arasına alan arkadaşına baktı. Sinirlenmiş görünüyordu. Emir Orçun'la röportaj yapmadan önce hayranlıkla bahseden kadınının röportaj sonrası bu hayranlığı takıntıya dönmüş gibiydi. Tavırlarına pek anlam veremese de merak etmişti haberi. Haberde ki kadını... Neden merak ettiğini düşünürken kendini reddettikten sonra kucağına aldığı kadının buna değip değmeyececeği olduğunu fark edince düşüncelerini olumsuz anlamda engellemek istercesine başını salladı.
Biran kendinin davetini geri çeviren erkeğin beğenisini kazanan kadına karşı öfke duydu. Sahnedeyken gözlerini kendi üzerinden çekmeyen Emir aynı kadına bir sonra ki görüşmesinde aldırmamış olmasını sindiremiyordu. Erkekler için mekânın ve kıyafetlerin ne kadar etkili olduğunu şuan çok daha iyi anlıyordu. Abiye kıyafetler içinde bir prenses gibi davranırken, ıslanmış ve berbat olmuş bir kıyafet içinde sıradan bir kadın gibi davranmıştı. İlk karşılaşmalarındaki cümlesi belirdi zihninde. "İtiraf etmeliyim ki resimleri yapan ressamı menopoz dönemine girmiş yaşlı bir kadın olarak hayal etmiştim bir tanrıçayla karşılaşacağımı bilseydim hazırlıklı gelirdim" Bir sonraki karşılaşmaya kendini hazırlayacağından emindi Arzum...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşk Koleksiyoncusu
RomanceEmir Orçun isimli ünlü piyanistin hayatı gitmiş olduğu resim sergisinde ki Arzum Dila Tanrıyar isimli bir kadınla tanıştıktan sonra sıradışı bir hal alır. Hayatını uç nokta da yaşayan çapkın piyanistin hayatı yine hayatı uç noktalarda yaşayan ressa...
