Birkaç gün önce Sinan arayarak sergi için uyarmıştı. Fotoğrafları tamamlaması gerekiyordu. Çekimlerden sonra baskı aşamasına girecekti. Hala sergi konusunda emin olamasa da sonuçta bu yola girmişti ve artık dönüşü de zor görünüyordu. Duşun altına girdiğinde bu düşüncenin de bedeninden akmasını diledi. Biraz daha duşta kalırsa randevusuna geç kalacağını biliyordu. Bornozuna sarılarak çıktı duştan.
Sıcak su bedenine iyi gelmişti artık daha rahatlamış hissetti. Dolaptan beyaz gömlek ve kot giyerek saçlarını atkuyruğu yaptı. Artık kendisine daha iyi baktığı kesindi. Aynadaki aksine gülümsedi. Bu serginin üstesinden gelmeliydi. Çantasıyla montunu alarak çıktı.
Sinan'la galeride buluşmuşlardı. Kapıda karşılaşmışlardı ve Sinan ofisine kadar eşlik etmişti. Arzum'a yer göstererek kendi de masasına geçmişti. "Hazırlıklar nasıl?"
Arzum "İyi" dedi Sinan'ın bakışlarında hala kendisine ait duygu kırıntılarını görebiliyordu. Ayrıldığına sevinip sevinmediğini düşündü. Gözlerinde ki canlılık aslında pek bir yoruma gerek duyurmuyordu.
"Açılış 1 ay sonra biliyorsun. Sen fotoğraflarla ve tablolarınla ilgilen. Bende konuk listesi hazırlayayım." Masanın çekmecelerini karıştırarak bir dosya çıkardı. Arzum'un görmesi için ona doğru uzatarak "Bu örnek nasıl?"
Arzum davetiye örneğine baktı. Kenarları altın varaklıydı. İtalik yazılarıyla gayet zarif duruyordu. Dirseğini masaya dayayarak elini çenesinin altına yerleştirdi " Gayet uygun bence. Güzel beğenmişsin" diğer eliyle diğer örnekleri çevirdi. Ama kendisine ithaf etmiyordu hiçbiride.
Gülümsemeyle karşılık vermişti ve bunu fırsata çevirmek ister gibi " Senin için en iyisi olsun istiyorum."
Arzum "Teşekkür ederim. Birkaç gün sonra seni ararım. Çantasından bir liste çıkardı. Birkaç gün önce evde hazırlamıştı. Babası, birkaç arkadaşının ve Arel'in ismi vardı. Sinan'a listeyi uzatarak "Lütfen bunu da davetli listesine ekle" Sinan isimlere göz gezdirirken sessizdi. Aslında diğer seferkinden farklı olarak babası ve Arel olacaktı. İkisinin de izlenimlerini merak ediyordu. Hayatındaki iki insan! Başka güveneceği kimse kalmamıştı. Kendini anlayanda...
"Hepsi bu mu?" aklında biri varmış gibiydi.
"Evet. Zaten diğer isimleri sen biliyorsun. Çağrılmayacakları da" Arzum aklını okumuş gibiydi Sinan'ın ama tartışmaya giremeyecek kadar lüzumsuz gördü.
Ayağa kalkarak " Gitsem iyi olacak. Haberleşiriz yine."
Sinan da yerinden kalkarak " Yemeğe davet etmek istiyordum" planı bozulmuş gibi bir ifade takınmıştı.
Başından savmak istercesine "Başka zaman neden olmasın. Şu sıralar yoğunum" Sinan'ın elini kibarca sıkarak çıktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşk Koleksiyoncusu
Roman d'amourEmir Orçun isimli ünlü piyanistin hayatı gitmiş olduğu resim sergisinde ki Arzum Dila Tanrıyar isimli bir kadınla tanıştıktan sonra sıradışı bir hal alır. Hayatını uç nokta da yaşayan çapkın piyanistin hayatı yine hayatı uç noktalarda yaşayan ressa...
