Emir kulise bir saat öncesinden gelerek hazırlanmaya başlamıştı. Hakan'dan belirli aralıklarla gidişat hakkında rapor alıyordu. Konserin iyi geçmesi için herkes çalışıyordu.
Diğer konserin iptal edilmesi büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı ve bunda iyi bir izlenim bırakılmalıydı. Bu konuda Hakan yeterince titiz çalışıyordu ve konserin bitimine kadar da bu titizliği bırakacağa benzemiyordu.
Emir kıyafetlerini giyerek ayna karşısında son kez kendine bakıyordu. Kapının açılmasıyla bakışları kapıya kaydı. Arzum'u kırmızı tuvalet içinde görünce kısa bir ıslık çalarak ;
"Harika görünüyorsun canım"
Arzum " Beğenmene sevindim" dedi Emir'e doğru ilerlerken. " Şans öpücüğü vermeye geldim, ister misin?"
Emir kurnazca gülümseyerek " Daha fazlasını da isterim"
Eliyle Emir'in boynuna dokundu. " Sen bugün akıllı çocuk olmak da kararlı değil miydin?"
Emir Arzum'un dudaklarına götürdü dudaklarını. Uzun tutkulu bir öpücüğün ardından " Evet akıllı çocuk olacağım. Ve seni hiç üzmeyeceğim." Dedi. Zihni daha önce bu kulis de yaşananları hatırlatıyordu. Arzum'un da aynı şeyleri hatırlayıp hatırlamadığını merak etti. Sormayı çok istese de böyle bir şeyi soramayacağını biliyordu. Gülümsemeye çalıştı beceriksizce. "Geç kalmayalım. Benimle beraber çıkar mısın sahneye."
Arzum geri adım attı şaşkınlıkla. " Gülünç olma seyircinin önüne hangi sıfatla çıkaracaksın beni."
Emir " Sen benimle sahneye çık açıklama benden balım kabul mü?"
" Bunu istediğimden pek emin değilim ben." Dedi. Nil'in yapmış olduğu haberden sonra Emir'in seyircisinin kendisini ucuz bir konu mankeni olarak göreceğini düşünüyordu.
Emir " Seni zorlamayacağım balım. Çıkmak istemezsen anlayış gösterebilirim." Ses tonu telkin eder gibiydi.
Arzum " Seni en ön sıra da izlemek beni daha mutlu eder."
Emir " O zaman bu konser sana özel hadi git yerine 5 dakika sonra sahne de olurum bende." Diyerek Arzum'un kulisten çıkmasını izledi. Ceketinin iç cebinde ki kutuyu çıkararak " Belki de daha zamanı değil" dedi kendi kendine. Kutuyu aralayıp özenle seçtiği tek taşa bakarken. Derin bir nefes aldı. "Belki de zamanı" dedi. Kararsızlık sinirlerinin bozmuştu. Hakan'ın sahneye çıkması ikazını duydu. Kararı sahnede vermek üzere kutuyu ceketinin cebine koyarak sahneye doğru ilerledi. İçindeki heyecanı bastırarak sahneye birkaç adım kala durdu. Her şeyin iyi geçmesini dileyerek sahneye adım attı.
Yoğun alkış tufanı arasında dinleyicileri selamladı. Doğrulduğunda kalabalığa baktı on binlerce insan bu dinleti için toplanmış, onun parmaklarından yayılacak her notayı takip etmek için sabırsızlanıyormuşçasına homurtular yükseliyordu. Emir sahnenin ortasında kendi için hazırlanan mikrofona doğru ilerledi. " Siz değerli hayranlarım ilk olarak sizlerden özür dilerim yapılamayan hisar konseri için. Umarım hayal kırıklığınızı şuan vermiş olduğum konserle telafi ederim."
Karşısında kendisini izleyen Arzum'a baktı. Gözlerinde ki ifadesizliği ve sabırsızlığı izledi. Konserin bir an önce başlamasını istermiş gibi gözleri bir Emir'e bir de az ileri de ki piyanoya kayıyordu.
Emir tekrardan mikrofona yaklaşmak istedi. İçinde ki ses ' Zamanı değil' dedi. Arzum'un gözlerinde ki ifadesizlik ve bir an önce konser başlasın artık dermiş gibi olan tavırları zamanın yanlış olacağını düşündürüyordu.
Piyanoya doğru birkaç adım atarken Arzum'u hisar da kirletmiş ve hisar da arındırması gerektiğini düşünüyordu. Nil haberinde Arzum'u ucuz ve gelip geçici bir aşk olarak ifade etmişti. Bu olay gündeme damgasını vurmuş ve hayranları Arzum'u yanlış ifadelendiriyordu kafalarında... Aklında ki düşünceler ayyuka çıkmış kontrol edilemeyecek bir hal almışken durdu. "Tam zamanı" dedi ve geri döndü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşk Koleksiyoncusu
RomanceEmir Orçun isimli ünlü piyanistin hayatı gitmiş olduğu resim sergisinde ki Arzum Dila Tanrıyar isimli bir kadınla tanıştıktan sonra sıradışı bir hal alır. Hayatını uç nokta da yaşayan çapkın piyanistin hayatı yine hayatı uç noktalarda yaşayan ressa...
