96 - Hastane ( Emir ve babası)

1.3K 92 0
                                        

Duyumsadığı keskin ilaç kokusuna lanet okumuştu. Ne zaman hastaneye gelse keskin bu koku geçmiş de içine yer etmiş acıyı düşündürüyordu.

Hatırlattığı anıları çoğu zaman başından savuştursa da yine de kendini takip ediyordu. Bir zamanlar kendini doktor olarak bu koridorlarda koşturacağı günü hayal ederdi. O zamanlar Duru'ya da yardım edebileceğini zannederdi. Ne çocukluktu ama!
Hepsi ergenliğin verdiği aptallıktan ibaretti. Tıp okumanın ne kendine nede Duru'ya yardımı olmuştu. Belki de Duru'nun ölümünü hızlandırmıştı bir nokta da.

Ona duyduğu sevgiyi hep acıma olarak bakan bir kızdan farklı bir şey beklenmezdi elbette. Bir görmeyi başarabilseydi kendi için neler yaptığını belki şimdi hayatta olurdu ve farklı bir yaşam sürüyor da olabilirlerdi. Ölmeyi seçerek en kolay yolu bulmuştu.

Emir ilaç kokusunun kendini esir almasından korkarak bir nefes daha çekti içine. Nedense havadan çok anı giriyordu zihnine. Babasının yattığı odanın kapısını açarken anıların kapısını kapatmayı hayal etti.

Kapıdan içeri gireceği sırada omzuna dokunulan el ile donuklaştı. Başını geriye çevirdi. Derya ile göz göze gelmişlerdi.

Derya " Gelmeyeceğini düşünmüştüm" gözleri antre de yanıp düşen ekrandaydı. Saat: 03.55 gösteriyordu.

Emir "İlaçların etkisini iyice belirginleşmesini bekledim."

Derya gülümsedi "Gelmene sevindim." Elini çekerek içeri girmesi için kapıyı açtı.

Loş odaya biran öylece baktı. Nesneleri ilk başta seçememesine rağmen gittikçe netleşmişti. Şimdi babasının yattığı yatağı görebiliyordu. Oda sade olmasına rağmen oldukça hoş görünüyordu.

Emir yatağın ayakucuna geldi. Babasının nefes borusu takılmış solgun yüzüne ifadesizce baktı. Bir an bir evlat olarak boynuna sarılıp ağlaması gerekip gerekmediğini düşündü. Lüzumsuz bir gösterinin bir parçası olmak istemiyordu. Ayakucunda duran dosyayı aldı. Yeni bir gelişmenin olup olmadığına. Hiçbir gelişme yoktu. Ölüm kokuyordu babası....

Dosyayı yerine bıraktı. Sakin adımlarla babasının yanına kadar geldi. Birkaç saniyeliğine elini babasının elini üzerine bıraktı. Derya'nın babası hakkında söylemiş olduğu cümleler geçiyordu zihninden. " Aranız da ki soğukluğun sebebi senin baban tarafından sevilmemen değil aksine sevilmen lakin sen bunları anlamayacak kadar aptalsın" cümlesi duvarda yankılanıp kendine gelmesini söylüyordu sanki.

Babasının eline monte edilmiş bandın ve iğnenin üzerinde parmaklarını gezdirdi. Hayatında böyle bir duygusallığa yer verecek kadar aptal değildi. Derya Babasının kendi için ne kadar fedakârlık yaptığını iddia etse de Emir olaya böyle bakmıyordu. Dünyaya gelmek kendi seçimi değildi nede olsa. Bu zamana kadar öğrendiği bir şey varsa o da bir işe kalkışıyorsan sorumluluğu alman gerektiğiydi. Bir çocuğu dünyaya getirdikten sonra sızlanmanın ne anlamı vardı ki.Bu yüzden kadınlara sahip olurken prazervatif kullanmıyor muydu? Bir çoçuğun sorumluğunu alabileceğini babası gibi olmak istemediği için... Düşüncelerinde Arzum ve Derya aynı anda geçmişti. Bu iki kadının da seks esnasında kontrolünü kaybetmesini sağlayıp içinde yok etmemişler miydi ? - dudaklarında istemsizce bir yayılma oldu - Arzum'un karnında kendi bebeğini düşündü kısa bir an. Bu düşünce rahatlatmıştı bedenini sorumluluk alabilir belki de bir çocuk sahibi olmayı isteyebilirdi. başını olumsuz anlamda sallayarak kendinde olmayan adama baktı.

Seçimi Emir'i kendinden uzak tutmak olmuştu ki bunu da yapmıştı. Şimdi gözyaşı dökecek değildi Derya'nın dedikleri için. Seçimi babası yapmıştı. Ailesi öldüğünde gelip kendi açıklamasını kendi yapabilirdi.  Elini çekti. Babasına tekrar bakma ihtiyacı duymadan odadan çıktı.

Koridora boş gözlerle bakarken Derya'nın bir koltuğun üstünde uyurken gördü. Sessiz adımlarla yanına geldi uyandırmak istemiyordu. Yavaşça kucağına aldı. Derya bir an için kıpırdanıp gözlerini açtı. Emir kulağına "Kapat gözlerini"

Derya verilen emre itaat edermişçesine tekrar kapattı gözlerini. Koridorda ilerlerken kucağında ki kadını izledi. Yorgunluğu her halinden belli olsa da güzelliğinden hiçbir şey eksilmemişti. Göğüsün de ki kadının nefes alış verişi içine işliyordu. Sıcak nefesi göğüsün de dağılıyordu. Kalbi babasına ait olan kadını arzulamanın yanlışlığını biliyordu. Yine de biraz daha kendine çekti. Bazen her şey istenildiği gibi gitmiyordu. Derya'nın kendine tattırmış olduğu zevkler bile kalbi olmayan bir kadın için fazla cömertçeydi. Arabayı açıp Derya'yı ön koltuğa bıraktı usulca.

Aşk KoleksiyoncusuBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin