66 - Emir (Derya-Tanju) yemek

1.4K 113 2
                                        



Gözlerinin önünde ki manzaraya baktı. Yıldızların altında rüzgarın etkisiyle ağaçlar dans ediyordu. Derin bir nefes aldı. Bu terasın manzarasını her zaman sevmişti. Cebinden sigarasını çıkardı.

Dudaklarının arasına götürürken babasının eve gelmiş olma ihtimali üzerine düşündü. Aldırmayarak sigarasını yaktı. Şuan manzaranın tadını çıkarmak en iyisiydi.

"İyi uyumuşa benziyorsun"

Tanıdık sese döndü. Karşısında kendisini buralara getiren kadına baktı. Eşofmanın içinde çizdiği kadın profilinden uzak olsa da hala seksiliğini koruyordu. Gözlerinin içine dikti gözlerini. Her zaman soğuk buz kristallerini andıran mavi gözlerde sıcaklık görmesi garibine gitmişti. Umursamamaya çalışarak " Babam nerede?"

Derya " Ben de o yüzden buradayım. Akşam yemeği hazır masa da seni bekliyor."

Emir gülümsedi " Bir ev modu klasiği daha" diyerek. Yürümeye başladı. Derya'yı umursamak istemiyordu. Bu zamana kadar bildiğini okuyan bu kadını görmezden gelmeyi deneyecekti artık. En azından babasından cevapları alana kadar... Arkasından gelen Derya'nın adımlarının sesini duyuyordu. Yürürken kendinden emin tavrını görmese de biliyordu artık.

Salonda hazırlanmış masanın yanına geldiğinde üç kişilik servis açılmıştı. Neden babasıyla yalnız kalacağını düşünmüştü ki. Böylesi elbette daha iyiydi. İkisiyle de aynı anda konuşabilecek kafasında yarım kalan yapbozun parçalarını aynı anda doldurabilecekti.

Babasının kendini süzen bakışlarına aldırmadan masaya oturdu. Aralarında baba-oğul ilişkisi gelişmediğine göre –göstermelikte olsa- selamlaşma faslına gerek yoktu. Yine de babasının "Hoş geldin oğlum." demesine "Hoş bulduk" demişti. Derya'nın da masaya oturmasıyla servise başlanmıştı. Deniz ürünlerinden oluşuyordu menü.

Babasının "Bu sabah denizden getirildi hepsi. Seveceğine eminim." Hala Emir'in nelerden hoşlandığını unutmamıştı. Emir babasına baktı. Hala zamanın uğramadığı bir adamdı. Derya'yla aralarındakini merak etse de susuyordu. Yemek boyunca herkes tabağıyla ilgilenmişti. Babasının arada Derya'nın tabağına koyduğu parçaları görebiliyordu. Babası da Emir'in fark ettiğinin bilincinde miydi acaba? Yâda artık aldırmıyordu fark edilmeye.

Yemek bitiminde Emir önünde ki tabağı biraz ileri iterek " Artık konuşma zamanı gelmiştir diye düşünüyorum"

Babası gülümsedi. " Tabi oğlum. Konuşmaya engel bir durum yok orta da seni dinliyorum"

Emir " Nereden tanışıyorsunuz?"

Babası elinde ki çatalı tabağın üzerine bırakarak " Çok zaman geçti üzerinden."- Düşünceli bir hali vardı mimiklerinde.- " Bir iş seyahattin de"

Emir " Bu iş seyahatini biraz açsak diyorum."

Derya konuşmanın arasına girerek " Tanju'ya işin sen olup olmadığını sormak için neden bu kadar laf kalabalığına giriyorsun ki..." dedi serinkanlılıkla. Babasına demek adıyla sesleniyordu. Samimiyetinin ölçüsünümü gösteriyordu böyle?

"Soruları biliyorsan neden cevaplamıyorsun" buz gibi sesi odanın havasını değiştirmişti. Gözlerinden ne kadar ciddi olduğu anlaşılıyordu.

Tanju "Ne zamandan beri bu kadar meraklı oldun?" dedi. Oğlunun yaşadığı değişimi görmeye çalışır gibi.

Emir " Hayatıma senin vasıtanla girmiş olan kadının yanımdan ayrılır ayrılmaz senin yanına gelmesinden bu yana"

Her babanın göstereceği şefkatle oğluna gülümsedi. "Sanırım hakkında bilgi edinmemde tuhaf bir yan yok."

"Yok mu?"

"Benim oğlumsun –dedi vurgulayarak- "Seninle ilgili merak ettiğim konular vardı."

"Hayatıma nasıl burnunu sokacağın konusunda mı? O zaman neden Derya'yı ajanın yapıyorsun?"

Tanju biran şüpheyle baktı. Derya'nın ismini vurgulamasını garipsemiş gibiydi. Yine de Emir'in sorusuna cevap verdi "Çünkü sen istedin bunu. Beni sen aradın Emir yardımım için."

Emir öfkeyle "Bu Derya olmak zorunda mıydı?"

"Niye Derya'dan bu kadar rahatsız oluyorsun. İstediğini fazlasıyla yerine getirmedi mi?"

Emir öfkesini daha da açığa çıkararak " Peki senin Derya ile aranda ne var yatıyor musun onunla?"

Tanju, önce Derya'yı ardından da Emir'i süzdü. "Onunla yatmak mı istiyorsun?"

" Bu evin bir parçasıymış gibi davranması sinir bozucu sadece."

"Buna alışman gerekecek. O bu evin bir parçası."

"Neden?"

Tanju küçük bir çocuğa laf anlatıyormuşçasına sabırla " Sen yokken Derya vardı. Bu evde de bizim hayatımız da da olması için birçok sebep var."

Emir ne kadar çabalasa da kısır bir döngünün içindeydi. "Lanet olsun" dedi teslim olmuşlukla.

Masadan kalktı "Ben gidiyorum. Sizde canınız ne zaman isterse –bunu dalga geçerek söylemişti- O zaman anlatırsınız." Kimsenin bir şey demesini umursamayarak evi terk etti.

Vote vermeyi unutmazsanız sevinirim

Bir de ufacık bir yorum *-*

Aşk KoleksiyoncusuBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin