Eylül, Yağmur'u odasına yatırdıktan sonra Serkan'ın yanına gelir, Serkan oğlunu ayağında sallıyordu...
Eylül: uyudu mu? (Fısıltıyla)
Serkan : evet (fısıltıyla)
Eylül, Rüzgar'ı Serkanın ayaklarından alır ve Yağmur'un yanına yatırır...
Eylül : Serkan...
Serkan: iyiyim ben
Eylül: evet iyisin ama aklına takılan birkaç şey var. Paylaş benimle... Yağmur da iyi, ilaçlara tepki veriyor yavaş yavaş. Velayet davasını da kazandık. Sorun ne?
Serkan: Yağmur Yağmur Yağmur... tek düşündüğün, tek bildiğin Yağmur dimi?! Yağmur iyi olsun da geri kalan her şey bombok olsa da olur! Ama öyle değil, Dünya Yağmurdan ibaret değil!
Eylül: ne?! Ne diyorsun sen Serkan?
Serkan : Rüzgar diyorum. Rüzgar... benim oğlum! Gerçi benim kanımdan mı o bile şüpheli... Murat öyle emin ki... ama yine de o benim Eylül. Bu evdeki tek çocuk Yağmur değil. Rüzgar da var. İyi, sağlıklı... tek suçu bu, iyi olması. Bir problemi olsaydı, birileri onunla da ilgilenirdi... birileri onu da düşünürdü
Eylül: ne yani? Ben onunla ilgilenmiyor muyum? Onu düşünmüyor muyum? Bu mu Serkan?
Serkan: hep değil... ama geri planda kalıyor... evet Yağmur'u çok seviyorum, yaşadıklarını da biliyorum ama benim oğlum... onu düşünen yok, soran yok, ilgilenen yok. Rüz...
Serkan birden susmuştu....
Eylül: kalmasın içinde, söyle hadi ne varsa...
Serkan: Hasta ya da engelli olmaması mı onun suçu? Ancak o zaman mı el üstünde tutulacak?! Ancak o zaman mı ilgilenilecek?!
Serkan sinirle kendini dışarı atar... Rüzgar'ı kaybetme korkusuyla kendini kaybetmişti adeta... bağırıp çağırmış, kendini bir türlü tutamamış, ağzına geleni söylemişti...
Serkan geç vakte kadar dışarıda dolaşır, gece geldiğinde ışıklar kapalıydı ama Eylül salonda onu bekliyordu, ağlamıştı durmaksızın... Serkan gelince yerinden kalkmadı bile. Ağlamaktan bitap düşmüştü, kısık, sakin bir sesle konuştu...
Eylül: senin oğlun... senin... tabii Serkan.. sen senin oğlunun geri planda kaldığını düşünüyorsun. Ben bakamıyorum ona. Ben hep Yağmur'u düşünüyorum, onu umursamıyorum. Dünya yansın, Yağmur iyiyse umrumda olmaz...
Serkan: hayır... öyle değil...
Eylül: ben iyi bir anne değilim demek ki... değilim... bir çocuğumla ilgilenirken ötekine bakamadım demek ki... bu kadar göze battığına göre...
Serkan: sen iyi bir annesin tabii ki ama...
Eylül: ama... ayrımcılık yapıyorum. Kendi kızımla daha çok ilgileniyorum... senin oğluna bakamıyorum... ben benim bir kızım bir oğlum var zannederken benim sadece kızım varmış demek ki...
Serkan: Eylül...
Eylül: önemi yok... sadece bunu duymak, ağır geldi... böyle göründüğünün farkında bile değildim. Birden yüzüme vurulunca... çok zordu bu benim için ama atlatırım, ziyanı yok...
Serkan: bak ben ö-...
Eylül: açıklama yapmak zorunda değilsin... evet farkındayım, ayırıyorum... Rüzgar iyi çünkü. Besliyorum, uyutuyorum, gazını çıkarıp yıkıyorum... başka derdi yok. Uslu da bir çocuk. Bırakıyorum kenara. Ama Yağmur zaten... üstelik de hasta. Ne zaman uykusu biraz fazla olsa korkuyorum, nefes alıyor mu diya bakıyorum. Ne zaman fazla ağlasa nesi var, neresi acıyor diye kendime dert ediyorum. Ne olacak, iyileşecek mi iyileşmeyecek mi? İlik bulunur mu bulunmaz mı, tedaviye cevap verecek mi vermeyecek mi? Aklımda hep bunlar... hasta kızımla ilgilenip oğlunu ihmal ettiğim için kusura bakma Serkan...
Eylül, Serkanın birşey söylemesini beklemeden odasına geçer ve yastığıyla bir örtü alıp çocukların kaldığı odaya geçer...
Serkan: Eylül...
Eylül: iyi geceler Serkan...
Eylül'ün gözüne uyku girmez. Sabaha karşı, kendine ve Yağmur'a birer çanta hazırlar ve kapının yanına bırakır. Hiç birşey olmamış gibi kahvaltıyı hazırlar ve Serkanın uyanmasını bekler...
Serkan : Günaydın...
Eylül : Günaydın
Serkan : Eylül ben dün için ö-...
Eylül: ben dün gece çok düşündüm...
Serkan: ne düşündün?
Eylül: Yağmur'u, Rüzgar'ı, seni, beni...boşanalım mı Serkan?
Balo başlamamışken hemen bölüm fırlatmak istedim... yarına uyanabilir miyim, ne durumda olurum bilemem. tabii bölüm ne kadar güzel, orası tartışılır 🙄

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Savrulan Yapraklar ?
Teen Fiction2000 yılında gizemli bir şekilde kaybolan 7 yaşında bir kız çocuğu ve geride bıraktıkları hakkında...