Eve vardığımda bütün geceyi annemle baş başa geçireceğimi hemen anladım. Babam bu gece de hasta olan babaannemde kalacak ve onu bize gelmesi için bir kez daha ikna etmeye çalışacaktı. Alışılmışın aksine annemle çok iyi anlaşan babaannem, sadece yalnızlığına düşkün olduğu için, evinde kalmak ister ve bize gelmeyi kabul etmezdi. Ama babam ısrarından vazgeçmeyerek, her hafta yanına mutlaka uğrar ve fikrini değiştirip, değiştirmediğini sorardı.
Sahafı bulamayarak soluğu evde aldığım anda annemle baş başaydık. Bana Deniz'le ilgili sorular soran ve Deniz'e olan ilgimi fark etmiş olduğunu göstermekten kaçınmayan annem, beni köşeye sıkıştırmaya çalışıyordu. Ancak o gün, benim herkese hesap sorma günümdü, annemin değil! O yüzden annemin sorularını geçiştirerek, doğrudan sordum: "Alparslanlar ile neden birden samimi olduk?"
"Hayatım saçmalama lütfen. Alparslan senin çocukluk arkadaşın. Ailesi, aile dostumuz elbette görüşeceğiz."
"O zaman Nursel Teyze'nin 'gelin kızım' imalarına girdiği yemek de neyin nesiydi anne?"
"Nursel Teyze'nin işgüzarlığı anneciğim. Seni beğeniyor ve Alparslan'a yakıştırıyor. Yaşın geldi, olur böyle şeyler. Ama ben söyledim merak etme. Kararı senin vereceğini ve üniversiten bitmeden böyle bir karar almayacağını biliyor."
"Teşekkür ederim anne. Peki Alparslan? O, babamı okula getirdi. Olay ne?"
"Bak hayatım, Deniz harika bir çocuk. Tanımama gerek yok. Senin anlattığın, benim birkaç saniye gördüğüm Deniz'in ne kadar doğru bir çocuk olduğunu anlayacak yaştayım. Ancak babanın askeriyedeki konumu önemli. Alparslan endişelenerek, babana haber vermiş: Deniz'in ağzından laf alabileceğini düşünüyor."
Yüzümde tatminden çok iğrenen bir ifade olduğuna o kadar emindim ki...
"Yapma anne, ne olur! İkimiz de farkındayız ki, Alparslan'ın niyeti iyi değil. Deniz'e gelince, o başka. Fikirleri net, tavrı centilmen."
"Hayatım, farkındayım her şeyin. Ama ne olur bu işlere bulaşma. Haberini yap ve siyasi olan herkesle yolunu ayır."
"Ben anlamıyorum ya! Alparslan da siyasi. Onunla görüşmem serbest, Deniz'le görüşmem yasak?"
Annem şen kahkahalarından birini attı ve devam etti:
"Ay Asena bilmiyormuş gibi konuşma ne olur! Alparslan beceriksizin tekidir, ondan zarar gelmez, belayı da çekemez!"
Haklıydı. Alparslan ile Deniz birbirinden biraz farklıydı. Gecenin devamında anneme saatlerce Deniz'den bahsettim. Annem sık sık beni görüşmemem noktasında uyarmak için lafımı bölerken, ben Deniz'in ideallerini anlatıyordum. Annemin de etkilendiği o kadar belliydi ki... Aslında sadece beni korumaya çalıştığının farkındaydım, ancak benim tahammül edemediğim benim hislerimi siyaset için yok sayan ailemdi ve ailem ile Deniz arasında seçim yapmamak için her şeyden kaçan ben...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bir Deniz Sevdim
Historical Fiction80'lerin politik ortamında geçen gelgitli bir aşk ve devrimin en güzel hali: sevgi! Bir Deniz Sevdim, başlıyor...
