Part 118

32 3 0
                                    

Annem anlatıyor, kendisi otomatik makine çok istemiş ama bulamamışlar. Amerikan askerleri üsten ayrılırken Türk subaylara söylermiş onlar da tanıdıklara haber verir ve aracı olmadan eşyaları satarlarmış. Zaten o zamanlar ülkede NATO'nun olduğu her yerde Amerikan pazarları vardı. Ben lisede öğrenciyken lisenin biraz ötesindeydi Amerikan pazarı. Ama ben hiç gitmedim, kardeşim de bir kere gitmiştir o kadar. Çünkü artık 80'lerin sonu, 90ların başıydı ve Özal sayesinde ülkede her şey vardı. Kot pantolon istesem yerli marka Loft ve Mavi Jeans o sırada çok modaydı. Lee Cooper ve Levis''ın da fabrikaları vardı zaten. Elektronik desen artık Japon ürünleri revaçtaydı, Amerikan ürünleri ne yapayım diye düşünüyorduk. Be çocukken evimizde siyah beyaz TV vardı, Galactica dizisini, Saylonları izlediğimi hatırlarım. Fakat ne renkli TV ne de renkli yayın vardı. Hayatımda ilk kez renkli TV'yi bir komşumuzun evinde gördük. O gece Shogun'u izledik. Pirinçlik'ten almıştı, bütün apartman hayırlı olsuna gidiyordu. Renkli TV büyük olaydı. Babam durur mu o da renkli TV alalım dedi, dedi de paramız yok, komşunun ki 55 ekrandı, biz anca 37 ekran alabildik. Çok uzun yıllar kullandık, JVC marka Japon TV'siydi. Babam arasıra İstanbul'da Elektronikçiler Çarşısına giderdi, ne de olsa İstanbul'da okumuştu, o yüzden hangi ülkenin teknolojisi iyi ve yeni bilirdi. Biz 1983'ten itibaren ailecek Japon teknolojisine geçtik, Toshiba marka kaset player almıştık mesela. 1980ler Japonların elektronikte atılım yaptığı yıllardı. Sony, Toshiba ve Aiwa efsane markalardı. Halen bile özellikle Aiwa en iyi Japon markasıdır. Çünkü fabrikası Japonya'dadır. 1951-2002 arası Japonya'nın en iyi müzik ekipmanları üreten firmasıdır ve Sony'nin en büyük rakibidir. Ne yazık ki 1990larda krize girdi ve 2002'de Sony tarafından satın alındı, ilk kasetçalar ve kaset kayıt cihazını üretmişti. Ben lisede iken parası olanlar Sony tape walkman alırdı. Ben ancak üniversite 4. sınıfta hem de Aiwa marka bir kasetçalar walkman alacak parayı biriktiribildim. Bütün arkadaşlar hayran kalmıştı, mesela kaset bitince veya istediğin zaman kasetin öteki yüzünü çalabiliyordu. Millet vay be teknolojiye bak diyordu. Aiwa, Sony ile rekabet edebilmek için fabrikalarını diğer Uzakdoğu ülkelerine taşıyınca kendi sonunu da getirmiş oldu. Malezya, Singapur ve Endonezya'da ucuz ve tabii ki kalitesiz üretim yapınca Japon pazarını Sony'e kaptırdı. Bir müddet sonra Aiwa sadece ihracatla ayakta kalan bir marka haline geldi, üretimin %43'ünü Kuzey ve Güney Amerika'ya, %25'ini Avrupa'ya, %13'ünü de Asya'ya satıyordu. Aslında neredeyse bir Amerikan markası haline gelmişti. Şunu unutmayın ki ABD ve Avrupa'ya elektronik ürün satmak çok zordur ve Aiwa bunu başarmıştı. Sorun şuydu ki kendi ülkende güçlü olamazsan batarsın. Japon halkı Aiwa yerine Sony'i tercih edince ve Sony de akıllılık gösterip oyun pazarına girince akabinde de film sektörüne dalınca aldı başını gitti. 2002-2005 arası Sony, Aiwa'yı oyun ve bilgisayar pazarına sokmaya çalıştıysa da halk o markayı müzik markası olarak bildiğinden  tercih etmedi. 2015'de Sony, Aiwa'yı Şikagolu bir firmaya sattı, yani elden çıkardı.

Nerden nereye geldik, bu konu aslında Amerika'nın elektronikte çöküşünü de anlatmaktadır. 1970lerde Türkiye kapalı bir ekonomi iken herkes Amerikan malına hayranken 1983'den sonra Özal gümrükleri kaldırınca kimse Amerikan malı almak istemedi ve Japonya boş pazarı ele geçirdi. Eğer Türkiye 1980ler boyunca kapalı ekonomi olarak kalsaydı biz yine Amerikan malını tercih ederdik. Halbuki Amerikalılar bile Amerikan malını tercih etmiyordu artık.

KORE MAHALLESİ'NDEKİ TÜRK'ÜN DÖNÜŞÜHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin