43-25

1.5K 50 47
                                        

R:Sen ancak böyle de. Gördüm ben o dünyayı, ne de güzel vazgeçtin benden.

M:Sen yanlış görmüşsün güzelim. Vazgeçmedim.

Reyyan'a doğru bir adım attı. Elini bornozun kuşağına götürdü. Reyyan önce Miran'a sonra Miran'ın eline baktı. Kuşağı çözmüştü. Önü açılmadan bir adım geri kaçtı. Kocasının elini geri itti. Bir adım uzaklaştı.

R:Rahat dur Miran. Sinirliyim sana.

M:Nasıl rahat durayım Reyyan? Karşıma geçmişsin bornozla duruyorsun. Gel alayım ben senin sinirini, affettireyim kendimi.

R:Anlamam ben Miran, az ötede dur. Hem ben seni affetmeyeceğim, kesin kararlıyım. Hem ayrıca sen beni Gönül'ün ön..

Sözü yarım kaldı, kocası önünde birden soyununca. Çıkarttığı göleğini ellerinde sallayarak Reyyan'ın üzerine doğru gelmeye başladı. Şu anda birisi içeriye gelse, ne diyecek nasıl açıklayacaktı. Kendisi bornozlu, Miran yarı çıplaktı.

R:N-ne yapıyorsun Miran? Giy üzerini.

M:Benim ne suçum var Reyyan? Senin odan çok sıcak. Alev gibiyim valla. Cayır cayır yanıyorum. Gel sönelim beraber.

Reyyan, Miran'ın çıkarttığı gömleğini eline aldı. Kollarından geçirdi. Parmaklarını göğsüne sürterek düğmeleri iliklemeye başladı.

R:Beni seviyor musun Miran?

Bir düğmesini ilikledi, ikincisinde Miran'ın cevabı ilişti kulaklarına.

M:Sevmek ne kelime Reyyan. Şirk olmasa tapıyorum diyeceğim, o derece seviyorum ben seni.

R:Benimle yaşamak istiyor musun?

M:İstemez olur muyum Reyyan? Benim tek dileğim sensin. Seninle uyuyup, seninle uyanmak.

R:Benim için her şeyi yapar mısın?

M:Yaparım. Yaparım her şeyi yaparım. Yeter ki sen benimle ol.

Bu soruya verdiği cevapla son düğmeyi ilikledi. Miran'ı göğsünden geriye doğru itekledi. Yaşadığı anlarla mayışan Miran, dengesini kuramadı, iki adım geriye gitti.

R:İyi o zaman beni babamın evine nasıl gönderdiysen öyle al. Kimsenin kalbini kırmadan bu işi hallet. Bana sürpriz yapacakmış, evimizi dayayıp döşeyene kadar babamın evine göndermiş. Oldu canım başka. Ben kendi evimin mobilyalarını kendim seçmek istiyorum belki. Lafa gelince "seninle el ele alışveriş yapmak istiyorum" diyorsun. Ama beni babamın evine gönderip, kendin eşya bakarken benimle alışveriş yapmış sayılmıyorsun Miran. Bilmem anlatabildim mi? Aslanbey'e gideriz. Evimize eşyaları yerleştirene kadar orada yaşarız. Sanki hiç yaşamadım ben Aslanbey'de de, şimdi beni Aslanbey'e götürmek istemiyor beyefendi.

M:Tamam güzelim. Sakin ol, alacağım seni.

R:Alacaksın tabi.

M:Nasıl istersen öyle yaparım. Sinirlenme sen. Hadi şimdi gel de bir sarılayım sana.

R:Miran çık dışarı. Çık. Ben ne diyorum adam neyin derdinde. Sen verem edersin insanı yeminle. Hiç gam kasavet yok maşallah. Çık dışarı.

Miran gülümseyerek odanın kapısına doğru gitti. Uzaktan bir öpücük attı. Kapıdan çıkarken karısını içeride sinir krizinin eşiğinde bıraktı.

Hazar – Zehra

Z:Buyur Hazar bey.

H:O nedir Zehra?

Z:Reyyan'ın kıyafetinin parçası, üzerinde Miran'ın kanı var. Git yaptır testi. Sen de, Miran'da, herkeste öğrensin gerçeği artık. Bu İntikam evlatlarımıza daha fazla zarar veremesin. Bütün evlatlarımız etrafımızda, yanımızda olsun.

H:Korkuyorum ben Zehra.

Z:Niye ki?

H:Ya miran..

Z:Miran öğrendiğinde, her şey bitmiş olacak. Ne İntikam kalacak, ne de acı. Sen bana güven. Hadi testi yaptır gel.

Hazar gözünde yaş, elinde Miran'ın oğlu olduğunun ispatı, hızlıca çıktı evden, güvendiği bir doktorun yanına gitti. Kendinden emin bir şekilde, Miran'ın kendi oğlu olduğundan emin bir şekilde kat etti yolları. Bitirecek, oğlunu o kadının elinden kurtaracak, bu savaşa bir son verecekti. Çok az kalmıştı.

Akşam Şadoğluna ailesi masanın etrafına toplanmış yemek yerken geldi Miran. Yönünü üst kata çevirdi.

M:Afiyet olsun.

R:Miran.

N:Ne Miran'ı?

A:Ne işin var lan senin burada? Ne demeye geldin yine?

Azat Miran'ın üzerine yürümeye başladı. Reyyan'ın araya girmesiyle kolundan tutup geriye çekti Reyyan'ı.

R:Dur Azat abi ne olur.

M:Karımı almaya geldim Azat. Seninle işim yok. Hadi Reyyan gidelim.

A:Ne karısı lan, ne karısı. Gebertirim oğlum seni. Boşandınız siz. Hala anlamadın mı bunu sen?

M:Çekil şuradan benim seninle derdim yok. Benim derdim karım.

H:Azat dur oğlum. Bilmediğin şeyler var. Reyyan kızım, sen de hazırlan çok bekletme Miran'ı.

R:Tamam baba.

Reyyan gitmek için hareketlendi ki Azat'ın kolundan tutup arkasına almasıyla, tekrar eski yerine geldi.

M:Manzarasını kapatıyorsun.

A:Ne diyorsun lan?

M:Diyorum ki. Bebeğimin manzarasını kapatıyorsun Reyyan'ı arkana alarak. Çocuğum babasını izliyordu, görüntü kirliliği yapıyorsun. Çekil aradan.

A:Ço-çocuk mu?

Y:Reyyan hamile miymiş?

HAN:Çocuk mu? Çocuk mu dedi o?

M:Çocuk ya. Reyyan ve benim çocuğumuz. Şimdi Reyyan'ın kolunu tutan elini ben kırmadan, çek karımın üzerinden.

R:Azat Abi bırak kolumu. Çocuğumuz olsun olmasın, benim yerim kocamın yanı. Biz boşanmadık, hiç ayrılmadık ve hiç ayrılmayacağız. Bunu herkes böyle bilsin.

Kolunu sertçe çekti Azat'ın elinden. Önce masadakilere sonra Miran'a baktı.

R:Biraz bekle de eşyalarımı alayım Miran.

Reyyan odasına çıkarken, Miran arkasından seslendi. Gözlerini Azat'a dikmişti.

M:Bende geleyim sana yardım edeyim. Malum hamilesin yorulmaman lazım. Görüşürüz Azat.

Azat'ı bozguna uğratmanın rahatlığı ve sinsi ifadesiyle Reyyan'ın arkasından yürümeye başladı.

dün resmen hüsrandı 3 sezon sonraki halvete diyecek söz bulamıyorum. resmen halvet çekme hakkını sezon tanıtımında kullanmışlar

neyse umarım beğenirsiniz yarın yeni bölümde görüşmek üzere 

hercai 43 sonrasıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin