43-39

1.2K 42 39
                                        

Üzerlerini giymiş kahvaltıya inmek için çıkmışlardı odalarından. Miran, Reyyan'ın elini tutunca Reyyan geri çekmeye çalıştı. Tabi bu hamlesi Miran'ın daha sıkı tutmasıyla havada kaldı.

R:Miran ayıp olacak. Miran diyorum. Dinlesene beni. Kime diyorum.

Reyyan'ın söylenmeleri arasında masaya geldiler.

M:Günaydın.

R:Gü-günaydın.

Miran cevap vermeden, karısının sandalyesini çekip, kıskanç bakışlar altında oturmasına yardım etti. Yanına da kendisi oturdu.

Y:Bu da yeni adet herhalde. Büyüklerin yanında el ele tutuşmak falan. Ayıp diye bir şey var, burası Aslanbey Konağı değil. Dedem var bu konakta.

R:Biz..

M:Yaren buna alışsan iyi edersin. Ne Aslanbey konağında, ne de başka bir yerde. Ben karımın elini hiç bırakmadım. Bundan sonra da bırakmam. Görmek seni rahatsız edecekse başını çevir.

Y:Dede bir şey demeyecek misin?

N:Miran, Yaren haklıdır oğlum. Hoş değil büyüklerinin yanında böyle gezmek dolaşmak.

M:Nasuh bey ben yabancı birisinin elini tutmuyorum. Karım o benim. Kimseye karşı ayıp olmaz. Ben karımı seviyorum. Bunu kimseden saklamadım, saklamaya da niyetim yok. Daha doğrusu niyetimiz yok. Ben nasıl babamla geçireceğim günleri heba etmemek için çaba harcıyorsam, karımla geçireceğim güzel günleri de ayıp olur mu, olmaz mı diye heba etmeyeceğim. Dediğim gibi bizi el ele görmek sizi rahatsız edecekse, başınızı çevirin. Çünkü benim bu eli bırakmam için ancak ölmem lazım.

Ellerinin arasında ki elleri bu cümleden sonra daha çok sıktı. Kahvaltılarına devam ettiler.

H:Oğlum rahat edebildiniz mi? Uyudun mu rahatça?

M:Uyudum baba. Sağol.

H:Oğlum ben sana şey diyecektim, şeyle alakalı..

Miran karısının yüzüne baktı.

M:Neyle alakalı.

H:Şey oğlum. Belki daha erken ama hem senin, hem de Reyyan'ın soyadı Aslanbey hala. Ben diyorum ki, bugün nüfusa gidip halledelim bu işi. Kurtulun tamamen.

Miran başını eğdi bir kez daha.

M:Haklısın baba halledelim. Annemin katili, babamın hırsızı bu soyaddan kurtulalım.

Dolan gözlerini saklamak için başını çevirdi. Reyyan'la göz göze geldi. Reyyan masanın altından elini tuttu güç verircesine.

Kahvaltıdan sonra Reyyan, Miran ve Hazar nüfusa gitmişler, yeni kimlikleri ellerinde çıkmışlardı dışarıya. Miran elindeki kimliğe iyice baktı. Soyadına baktı. Baktıkça gerçek yüzüne vurdu bir kez daha. Miran Şadoğlu... Kaç defa okudu, kaç defa gözlerini gezdirdi o soyisimde. Yıllarca nefretle andığı soyisim, şimdi kendi soyismiydi. Yıllarca nefret kustuğu, öldürmek için yeminler ettiği adam,1 şimdi kendi babasıydı. Reyyan gelip sarıldı sıkıca kocasına.

R:Yüreyelim mi biraz.

H:Reyyan kızım. Biz seni eve bırakalım. Bizim Miran'la konuşmamız lazım.

Reyyan bakışlarını kocasına çevirdi. Hayır derse izin vermeyecekti, babasına. Miran başını salladı, onay verdi.

R:Tamam baba.

Reyyan'ı konağa bıraktılar. Bir kahveye oturdular.

H:Gel oğlum. Konuşalım bir.

Miran çaresizlikle başını sallayarak oturdu.

H:Miran oğlum, sanma ki ben bu yeni durumumuzun seni nasıl zora soktuğunu görmüyorum. En çok sen dağıldın. Seni nasıl incittiğini görmüyorum, kahroluyorum ben. Ama elimden bir şey gelmiyor. Geldi başımıza bir hal, keşke hiç böyle olmasaydı. Sen benim kucağımda büyüseydin. Ben seni koruyup kollayabilseydim. Babam dediğinde sana sarılabilseydim. Ama izin vermediler, çaldılar bizden. Bundan sonrası bizim evimizde oğlum. Ben senin incinmene, kırılıp dökülmene hiç izin vermem.

Gözlerinde ki yaşları sildi.

H:Biliyorum.. Bu yaştan sonra da bana çok ihtiyacın yok. Evli barklı adamsın, kaç yaşına geldin. Ama bundan gayrısı da benim elimden gelmiyor işte. Ben senin akşam söylediklerinle de, sabah masa da dediklerinle de gurur duydum. Oğlum kendini o konakta kimseye ezdirme ne kendini, ne karını. Öyle yabancı gibi durma, mahcup durma. O ev senin de evin. Çekinik durma, başın dik dur. Aynı Aslanbey konağında olduğun gibi ol. Ben sana bir anda olsun demiyorum ama bu konaktakilerde, Aslanbey konağındakilerle aynı. Eğer ben en başından Reyyan'ı ezmelerine ses etseydim, babam diye alttan almasaydım, benim kızım tüm bunları yaşamazdı. Benim yapamadığımı sen yap. Sen daha en başından ezdirme kendini. Masadaki gibi, akşamki gibi gereken yerde gereken cevabı ver. Unutma oğlum, şimdiye kadar olamadım ama bundan sonra hep yanında olacağım senin. Her kararının arkasındayım oğlum.

M:Sağol baba. Aklın kalmasın, ben sadece karım için, onun mutluluğu için her şeye katlanır, herkese kafa tutarım. Gözün arkada kalmasın. Kızın oğluna emanet.

H:Benim tek derdim kızım değil oğlum. Sen.. Sen de benim evladımsın. Ben doğacak kardeşinin, Gül'ün, Reyyan'ın canı ne kadar yanmasın istersem, senin de canın yanmasın isterim. Sende benim canımsın. Artık ne sen kendi canını yak, ne de başkasının senin canını yakmasına müsaade et.

M:Aklın kalmasın baba. Bundan sonra hep birlikte güzel bir hayatımız olacak.

H:Bugün ne yapacaksınız oğlum?

M:Bilmiyorum ki Reyyan'a bağlı. O ne yapmak isterse artık.

H:Oğlum biraz dinlen, şimdi değil ama unutma ki o otel, bizim de otelimiz istersen git oraya çalışmak iyi gelir belki. Al bu da benim arabanın anahtarı. Şimdilik idare et, ben halledeceğim her şeyi.

M:Gerek yok baba. Ben bir şey istemiyorum. Ben bunun için gelmedim o konağa.

H:Sen karışma oğlum. Ben biliyorum senin bunun için gelmediğini zaten. Ama soyadın da dahil, hayatın hepten değişti. Bari alışkanlıkların değişmesin. Bu baban olarak benim vazifem. Sen anahtarı al, git karına, gezin dolaşın vakit geçirin biraz, kafa dağıtın. Hee oğlum.

Çekinerek aldı babasının elinden anahtarı.

M:Sağ ol baba. Ama dediğim gibi Reyyan ne der bilmiyorum. Ona göre bir şeyler yaparız. Sen ne yapacaksın bugün.

H:Benim halletmem gereken bir iş var ondan sonra eve geçerim.

M:Tamam baba.

Oturdukları yerden kalktılar. Miran Şadoğlu konağına, Hazar Aslanbey konağına doğru yola çıktı.

umarım beğenirsiniz. reyyan hamilelik haberini nasıl verir sizce. benim aklımda çok tatlı bir fikir var. en kısa zamanda yazarım inşallah. yeni bölümde görüşmek üzere.


hercai 43 sonrasıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin