İmparatorluk başkentinin batı bölgesinde sayısız demirci uzun sokaklar boyunca sıralanmıştı. Bazılarının kapısının üzerinde gösterişli tabelalar bazılarında ise basit ahşap tabelalar vardı. Her birisi müşteri kapmak için yarışıyordu. Büyük demirciler ise bir kaç katlı büyük mağaza ve alt katlarda yer altına girmiş büyük ocaklardan oluşuyordu. Her şey gibi demircilikte büyücülükle bağlantılıydı. En iyi demirciler Ateş Elementi kullanan büyücüler arasından çıkardı fakat Toprak Elementi kullananlarında demirciliğe oldukça yatkınlığı vardı. En iyi demirciler ise bünyelerinde ateş ve toprak elementi kullanan büyücüler bulundurdu.
Ned sokaklarda yürürken herkes oldukça aşağılayıcı bir şekilde ona bakıyor hatta onu görmezden gelerek bazen çarpıyorlardı. Ned düşük profilini korumaya özen göstererek ona çarpanlardan bazen özür bile diliyordu sonuçta ne zaman kimin izlediğini bilmek imkansızdı.
Her nereye gideceğini bilmeyen köylü gibi onunda ilk hedefi en lüks ve en güçlü olan demirciler den birisine girmek oldu.
5 Katlı büyük binanın altında büyük bir alanda demircilik yapıyordu. 5 katın her birinde oldukça değerli zırhlar,silahlar,miğferler,dizlikler,kolluklar ve ayakkabılar sergileniyordu hatta bazı kolye ve bileklikler bile bulmak mümkündü.Bilim Kurgu filmlerin de ki garip silahlar ise süs eşyası olarak en baş köşeye konulmuştu. Oldukça yırtıcı görünseler de aslında kullanımları imkansız ve işlevsizler di.
Ned yine de önemsemedi onun tek amacı temel bilgileri öğrenmekti. Gerisini kendi başına da halledebilirdi.
Nedin dükkanda ki görüntüsünü gören bir satıcı koşarak yanına geldi ve hiç bir şey söylemeden Nedi sert bir şekilde itti.
'Defol buradan! Müşterileri rahatsız ediyorsun.' Ned adamın hareket ettiği anda ona vuracağını fark etmişti. Bu düşünce onu rahatsız etmiş olsa da şuan ki karakterini koruması gerektiğini biliyordu.
Üstünde ki kıyafette yeni bir kaç kesik oluşmuştu. Ned adama baktı ve hemen başını çevirdi. Üstünde ki kiri sertçe elini vurarak çıkarttıktan sonra hiç bir şey söylemeden arkasını döndü. Satıcı adam Nedin hiç bir şey söylememiş olmanın verdiği cesaretle arkasından bağırdı. 'Bir daha buraya gelmesen senin için çok iyi olur! Yoksa o bacaklarını kırarım.' dedi. Zafer kazanmış bir kahraman edasıyla arkasını dönüp dükkana girerken oldukça gururluydu. Basit fakir birisinin ezerek egosunu tatmin etmişti. Artık hayatına daha güçlü hissederek devam edebilirdi. Ned ise onu umursamadı. Onu öldürmek nefes almaktan daha basitti ve kelimenin tam anlamıyla üflese bile onu öldürebilirdi. Bir karınca ayağına tırmanmaya çalıştı diye gücünü sergilemesine gerek yoktu.
Ned kararlı bir şekilde karşısına çıkan bütün demirci dükkanlarına girmeye başladı. Sokağın başında ki dükkanların hepsi oldukça kaliteli demircilere aitti ve hepsinden neredeyse aynı şekilde yollanmıştı sadece Kırmızı Ejderha Klanı Demirci Dükkanı ona karşı kötü bir tutum sergilememiş onu saygıyla red etmişti üstelik bunu yapan kişi de sıradan bir memur değil mağazanın müdür yardımcısıydı. Ned mağazadan çıkarken gülümsemiş ve onları taktir etmişti.
Kırmızı Ejderha Klanı gerçekten isminin ve servetinin hakkını veriyordu. Kimseye karşı ayrımcı davranmıyor ve herkese karşı saygılı oluyorlardı. Bunun sebebi Nedden gelecekte bir şey beklemiş olmalarından değildi. Kırmızı Ejderha Klanı bir çok boyutta faaliyet gösteren bir klanın alt klanıydı ve güçlü kişilerin bağzılarının oldukça sıradan görünebileceğini biliyordu. Böyle birisini kızdırarak kendilerine düşman etmelerinin anlamı yoktu ayrıca böyle davranarak her türlü müşterinin de saygısını kazanıyor ve gelecekte de faydalar elde ediyorlardı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ASD
FantasyFantastik #1 bir zamanlar. Kurgusal bir boyutta geçen hikayenin baş kahramanı 4 yaşındayken ailesinin ölümüne şahit olmuştur. O günden sonra hayatında ki hiç bir şey aynı kalmamıştı. Hayatını ailesini öldürenlerden intikam almaya ve klanını eski iht...
