10 gün boyunca dağın üstünden bütün vadiyi ürküten çekiç sesleri yankılandı. Büyülü Canavarların bir çoğu sesten korkmuş ve saklanmıştı, hiç bir büyülü canavar oraya yaklaşmaya cesaret edemiyor hepsi ürküyordu. Ned ise ter içinde kalmıştı, Elinde tuttuğu titanyum çekicini büyük bir kısmı 10 gündür aralıksız vurduğu darbelerden dolayı aşınmış ve yok olmuştu, Örsün tam ortası içeriye göçmüş ve silinmeye başlamıştı.
Nedin yanında duran kan dolu havuzun içinde ki kanın büyük bir bölümü silinip gitmiş ve ufak bir kısmı kalmıştı fakat Ned hala Kılıcı dövmeye devam ediyordu, Kılıcın yüzeyini kaplayan kan kabzasında ki metale doğru birikmiş ve kan kırmızısı bir mücevher şeklini almaya başlamıştı. Geniş gövdesi ucuna doğru daha da genişliyor ve tehditkar bir hal alıyordu.
Sadece çekiç yardımıyla Nedin kılıca verdiği şekil muazzamdı. Normalde şuan ki halini alması için bir çok farklı malzemeye ihtiyacı vardı lakin her darbeden sonra kılıç büyülü bir şekilde şekilleniyordu. Görüntüsü çok daha fazla belirginleşiyor detayları ortaya çıkıyordu, Bir çok farklı metalden oluşan bu kılıç bir çok noktada farklı renklerdeydi ve her aşaması tam bir uyum içinde görünüyordu.
Ned 10 gün içinde 9.Seviye Büyücü Zirvesine ulaşmış ve orta aşama Bilge Seviye savaşçı olmuştu. Gelişim hızı öylesine muazzamdı ki gören bilgelerin hepsi kan kusar kıskançlıktan patlardı. Böylesi muazzam bir kılıç Nedin ellerinde şekilleniyordu, Ned istemese bile kılıç sanki kaderinde olan şekli alıyordu ve her darbede Nedin bedeninden Tanrı Enerjisini kendisine çekiyor aynı zamanda doğada ki tanrı enerjisini de sınırsız olarak emiyordu.
Ned bu duruma şaşırma fırsatı bile bulamamıştı, işi öylesine yoğun ve yorucuydu ki bütün benliğini kılıcı yapmaya adamıştı.
Çekiç darbeleri ardı ardına devam etti, kılıcın ısıdan parlayan yüzeyi yavaşça ısısını kaybederken Ned son bir defa daha mağarayı ve vadiyi titreten bir çekiç darbesi vurdu ve bu darbeye bütün gücünü verdi. Titanyum Çekiç bir onda param parça oldu ve kılıcın durduğu örs anında ortadan iki ayrıldı. Ned vakit kaybetmeden çekici ve örsü bir kenara bırakıp kılıcı kan havuzunun içine attı.
Kan sanki altında delik varmış gibi girdap oluşturarak çekilmeye başladı ve kılıcın üstünde ki mücevher göz alıcı kırmızı bir ışık yaydı, kan tamamen bitmiş hepsi kırmızı mücevhere akmıştı. Ned elinde tuttuğu metali bir kenara koydu, kuvetin içinde kılıç ve içi boş 6.Seviye Su elementi içeren büyülü canavar çekirdeğinin kulpu kalmıştı. Ned sakin bir şekilde kılıcı aldıktan sonra kulaklarında Kan Kudretinin sesi çınladı.
'Tebrikler Ned. Bilge Seviye bir kılıç yapmayı başardın.' dedi.
'Bilge Seviye mi ? ' dedi. Kılıçtan yayılan gücü hissediyordu fakat böyle isimlendirildiğini bilmiyordu.
'Bilge seviye, bazı silahlar tanrı enerjisi emebilir ve gelişim gösterebilir ve senin yaptığın kılıçta bu silahlardan birisi. Ayrıca bu tarz kılıçların kendiliğinden gelen efsunları vardır. Bir kontrol et bakalım ne tarz özellikleri varmış.' dedi. Ned şaşkındı. Kan Kudretinin konuşmasından sonra kılıca bakarken ne diyeceğini bilememişti. Bilge Seviye Kılıç tabirini daha önce hiç duymamıştı.
Efsun atmak zor bir işlemdi ve bir silaha efsun atıldıktan sonra üstünde bazi rünler yani semboller belirirdi. Bu sembolerin şekline göre efsunun veya efsunların nitelikleri belli olurdu.
Ned kılıcın üstüne dikkatlice baktıktan sonra bir rün aradı fakat herhangi bir şey göremedi.
'Herhangi bir sembol göremiyorum.' dedi Ned endişeli bir tonda, yanlış bir şey yaptığını düşünmeye başlamıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ASD
FantastikFantastik #1 bir zamanlar. Kurgusal bir boyutta geçen hikayenin baş kahramanı 4 yaşındayken ailesinin ölümüne şahit olmuştur. O günden sonra hayatında ki hiç bir şey aynı kalmamıştı. Hayatını ailesini öldürenlerden intikam almaya ve klanını eski iht...
