Cüce Lordunun Efsun Sanatının ilk aşaması oldukça basit görünüyordu. Ned zihninde ki bilgileri kontrol ederken hemen durumu kavramıştı. Tek yapması gereken bir demirci ocağı kurmak ve aralıksız demir döverek silah üretmekti. İlk aşama sadece onun yeterli deneyime ulaşmasını istiyordu fakat Ned bunun sadece başlangıç olduğunun farkındaydı. Kan Kudreti ve Han Kan'nın bile tamamlayamadığı bir klavuzun ne kadar zor olabileceğini biliyordu.
İlk aşamanın detaylarını incelerken neredeyse küfür edecekti. Gördükleri onu dehşete düşürmüştü. Her şeyin tamam olması bir yana ondan üretmesi istenen bir kılıç akıllara zarardı.
9.Seviye Büyülü Canavar olan Sarsılmaz Boynuzlu Ala Geyik öldürmeliydi. Böyle bir büyülü canavarı daha önce duymuş olsa da daha önce avlandığını hiç bir kayıtta görmemişti . Kayıtlarda boynuzlarının çok özel bir metalden yapıldığı yazıyordu ve Ned kılıcın yapım formülünü gördüğünde daha da dehşete kapılmıştı. Sadece Sarsılmaz Boynuzlu Ala Geyiği öldürmekle kalmayacak ayrıca onun kanının tamamını alacaktı. Boynuzu eritip kılıç haline sokacak ve kılıcı her seferinde Sarsılmaz Boynuzlu Ala Geyiğin kanına batırarak soğutacaktı.
Kılıcı yapmakta kullanacağı ateşin sıcaklığı 1.000 derece olmalı ve ateşin yakımında bir parçası 10.000 altın olan Yüz yıl çamı kullanılmalıydı. Ayrıca Kanın soğukluğu ise -2 derece olmalı ve asla değişmemeliydi. Bütün bu şartları yerine getirdikten sonra aralıksız 10 gün boyunca kılıcı dövmeli,harlamalı,soğutmalı ve tekrar dövdükten sonra ona şekil vermek zorundaydı. Bütün bunları yaptıktan sonra kılıç tamamlanmış olacaktı fakat Ned Demircilik hakkında en ufak bir fikre bile sahip değildi. İlk aşama oldukça basit olarak görünüyor olsa da hemen arkasından gelen detaylar dehşet vericiydi. Ned bu tarz kılıçları yapma kabiliyetine sahip hiç kimseyi tanımıyordu.
O tanımazken Cüce Lordunun Efsun Sanatının ilk aşaması ondan böyle bir kılıç yapmasını istiyordu. Doğu Orduları Komutanının testini geçtikten sonra bile eline geçen zırh ve kılıç sadece titanyumdan yapılmaydı.
Nedin ifadesi dehşet içindeyken kulaklarına dolan tatlı bir sesle gözlerini açtı,
'Aşkım iyi misin ? Auranda bir dalgalanma hissediyorum.' dedi. Sesi oldukça endişeli çıkmıştı ve meditasyonunu bırakarak Ned ilgilenmeye başlamıştı.
'İyiyim sadece yeni bir sanat çalışmaya başladım ve gerçekten hayallerimin ötesinde bir zorluğa sahip.' dedi.
'Yeni bir sanat mı ? ' dedi. Soru sormuş gibi görünse de sadece şaşkınlığını dile getirmişti.
'Peki sen Ejderha Pulu Yenileme Sanatında hangi aşamaya geldin ? Sadece 20 gün olsa da gelişim gösterdiğini düşünüyorum.'
'Evet gelişim kaydettim. Az önce 2.Aşamayı bitirerek 3.Aşamaya giriş yaptım. Aslında beklediğimden çok daha kolay oldu sadece Tanrı Enerjisini yönlendirip aşamaları geçebiliyorum.'
Ned şaşırmamıştı. Ninanın Tanrı Enerjisi kontorlün de çok üstün olduğunu zaten biliyordu ve bu yüzden ona Ejderha Pulu Yenileme Sanatını vermişti. Onun daha güçlü olmasını istiyordu ve özellikle ölmemesini temin etmek için ilk çalışmasını istediği sanat buydu.
'Nina senin yardımına ihtiyacım olacakmış gibi görünüyor. ' dedi.
'Yardımım mı ? Fakat ben sana yardım edebilecek kadar güçlü değilim.' dedi. Nedin gücünün farkındaydı. Büyücü ve Savaşçı olarak Bilge Seviye olsa bile Nedin şuan ki gücüne bile karşı koyamayacağını biliyordu. Eşitlik bağından dolayı Nedin sahip olduğu gücün farkındaydı .
'En ufak bir katkı bile işime yarayacaktır. 9.Seviye Sarsılmaz Boynuzlu Ala Geyik Avlamam gerekiyor ve senin desteğin olmadan hiç kolay olacağını düşünmüyorum.' dedi.
Ned bu av konusunda hiçte iyi hissetmiyordu. Daha önce avladığı her büyülü canavar hakkında zaten bilgi sahibiydi fakat bu büyülü canavar oldukça gizemliydi ayrıca hakkında tutulan kayıtlarda oldukça eski ve güvenilmezdi. Eğer ölmek istemiyorsa çok daha temkinli hareket etmesi gerekiyordu zira 3 Güneş Boyutunda savaştığı kobranın gücü bile Bilge Seviye olmasına rağmen onu oldukça zorlamıştı. Nina ondan zayıf olabilirdi fakat sonuçta bir Bilgeydi ve mutlaka savaşta bazı katkıları olur ve kritik anlarda hayat kurtarabilirdi.
'Sana yardım etmekten büyük keyif duyarım aşkım. Ne zaman istiyorsan ve nerede istiyorsan söylemen yeterli ' dedi. Nina aşk dolu gözlerle Ned'e bakarken Ned de aynı gözlerle ona karşılık veriyordu.
İkisi arasında ki kuvvetli bağ her geçen gün artmaya devam ediyor ve sarsılmaz bir şekilde duruyordu. Ned yavaşça ayağa kalktı ve Ninaya bakıp konuştu,
'O zaman gidelim.' dedi. Nina gülümseyerek ayağa kalktı .
Nina ve Ned mağaradan çıktıktan sonra 9.Seviye Büyülü Canavarların bulunduğu ormana yöneldi. Ned zaten çok uzun zaman önce bütün Büyülü Canavarların yerini tespit etmişti. Hangi seviyede ki hangi Büyülü Canavarlar nerede yaşıyor biliyordu. Daha önce Sarsılmaz Boynuzlu Ala Geyik ile hiç karşılaşmamış olsa da az çok nerede olabileceğini tahmin ediyordu.
Ormanın üzerinden uçarken Ned ve Nina ormanı taramaya özen gösteriyordu ve kısa süre sonra 5 kişinin büyük bir Herkül Aslanı ile savaştığını gördü. 9.Seviye büyülü canavar Herkül Aslanı güç olarak çok ilerideydi fakat güçlü olduğu kadar savunma konusunda da zayıftı. Ned 5 dostunu rahatsız etmeden üstlerinden uçup geçdi ve ormanın daha derinliklerine girdi.
Geniş bir gölete yırtılmış gibi görülen kayalıklardan su akıyor ve akan su bir şelale oluşturarak gölü besliyordu. Gölün içinde bir çok Büyülü Canavar vardı fakat asıl önemli olan dışında olanlardı. Bu bölge bu bölgede ki en tehlikeli alandı. Sayısız Büyülü Canavar sık sık buraya gelirdi ve Ned özellikle bu alana gelerek Sarsılmaz Boynuzlu Ala Geyiği görebilmeyi umdu. Dikkatlice alanı tararken yüzlerce büyülü canavar fark etmişti. Normalde birbirlerine karşı oldukça saldırgan olan Büyülü Canavarlar göletin yanında ateşkes yapmış gibi görünüyordu.
Ned ve Nina uzun süre taradıktan sonra gölün uzak köşesinde boynuzları neredeyse 2 metre gökyüzüne uzanan 5 metre büyüklüğünde ve bir o kadar da uzunlukta bir geyik gördü. Geyiğin asil duruşu ve derisinin rengi ona ayrı bir güzellik katıyordu. Boynunda bir aslanı bile kıskandıracak güzellikte yeleler vardı ve böyle yeleleri olan geyikler genellikle erkek olurdu. Ned dikkatlice geyiği incelerken kitap da gördüğü resimle karşılaştırdı ve aynı olduklarını onayladı.
Göle gelmekle doğru kararı verdiğini düşünerek sevindi fakat burada Sarsılmaz Boynuzlu Ala Geyiğe saldırırsa kendi ölüm fermanını imzalardı. Zaten çoktan onların varlığını fark etmeye başlayan Büyülü Canavarlar havayı koklamaya başlamış ve bazıları oldukları noktaya bakıyordu.
Ned ve Nina yavaşça havalanarak herhangi bir tehdite karşı önlem aldılar ve uygun mesafeden geyiği göz hapsinde tutmaya özen gösterdiler.
Erkek geyikler normal hayatta da oldukça agrasiflerdi ve hemen hemen hiç bir canlı onlara yaklaşmaya cesaret edemezdi. Ormanın Kralı olarak Aslan bilinse de aslında bu tamamen bir safsatadan ibaretti. Gerçek Kral ala geyikti. Boynuzları öylesine güçlü ve keskindi ki saldırmaya cesaret edecek kadar aptal olan her türlü Büyülü Canavar tek darbede ölürdü çünkü bu ormanlar Ala geyiğin gerçek yaşam alanıydı. Ormanda bulunan aslanlar veya diğer yaratıkların bir çoğu aslında gerçek alanlarında yaşamıyorlardı ve bu yüzden coğrafi olarak Ala Geyiğe karşı zayıflıkları vardı.
Ala geyik tek başına gölden su içti. Göğsünü göstererek herkese buranın kim olduğunu hatırlattıktan sonra burnundan tehditkar bir nefes verdi. Ardından başı dik bir şekilde asaletini göstererek gölden uzaklaştı ve çabucak bıraktığı boşluk bir çok büyülü canavar tarafından dolduruldu. Hepsi 9.Seviye Büyülü Canavar olsa da Ala Geyiğe yaklaşmaya cesaret edememişlerdi.
Ned ve Nina dikkatli bir şekilde gökyüzünde Sarsılmaz Boynuzlu Ala Geyiği takip etmeye başladı ve diğer büyülü canavarlardan uzaklaşmasını sabırla bekledi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ASD
FantasiFantastik #1 bir zamanlar. Kurgusal bir boyutta geçen hikayenin baş kahramanı 4 yaşındayken ailesinin ölümüne şahit olmuştur. O günden sonra hayatında ki hiç bir şey aynı kalmamıştı. Hayatını ailesini öldürenlerden intikam almaya ve klanını eski iht...
