181.Bölüm

8.3K 783 54
                                        

Gücün hakim olduğu bir dünyada Nedin tek özelliği genç yaşta güçlü olmasıydı. Fakat bunun ne önemi vardı, her zaman ondan daha güçlü kişiler olacaktı, görünüşlerinin,yaşlarının,klanlarının hatta soylarının hiç bir önemi yoktu. 

Bu dünyanın, bütün boyutların tek bir gerçek kuralı vardı. Nedin yıllar önce Alyadan duyduğu gerçek, işte o gerçek ''ÖLÜMDE ASALET YOKTUR, KIL PAYI İLE EZİLEREK KAYBETMEK ARASINDA FARK YOKTUR.'' Ned bedeninde ki acıya katlanırken işte aklına gelen tam da bu sözler olmuştu.

Bu boyuta geldiği andan beri her saniyesini geldiği yerle bu boyutu kıyaslayarak geçirmişti, bir çok yerde bu boyutu kendi dünyasından üstün görmüş fakat gördüğü kişilerin çoğunu kendinden güçsüz bulmuştu. O daha farkında olmadan kibirlenmişti, en son ne zaman kaybetmişti ? Yada hiç kaybetmişmiydi. Kendi dünyasının dahilerinin katıldığı testi birinci olarak bitirmişti, kendi dünyasında binlerce yılda ulaşılan noktalara o daha 21 yaşında gelmişti ve şimdi yeni geldiği boyutta da ondan zayıf fakat ondan yaşlı insanlar bulmuştu. İşte bu yüzden kibirlenmişti, işte bu yüzden sonunu bile düşünmeden gücünü hissedemediği Borise saldıracak cesareti bulmuştu.

Yıkılmaz bir dağ gibi karakteri vardı, kimseye başını eğmiyor her zaman dik duruyordu fakat Ölümde Asalet yoktu. Eğilmeyen baş kesilirdi, güçlünün hükümdar olduğu bir dünyada güce saygı duymak gerekirdi ve Ned bunu en acı bir şekilde öğrenmişti.

Daha önce bunun belirtileri her seferinde ona gösterilmişti. İmparator sırtına nazikçe tokat attığında neredeyse bir tokatta ölüyordu. Babası onu öldürmek istediğin sadece şans tarafından kurtulmuştu, Atasının ruhunu kılıca alırken hayal dahi edemeyeceği güçlerin boyutunu görmüştü fakat hiç birisi ona asıl vermesi gereken dersi vermemişti.

Kibirli olmak için güçlü olması gerektiğini unutmuştu. Kendi dünyasında bir tanrı gibiydi, muazzam statüye sahipti, gençti ve en genç dahiden bile onlarca kat küçük yaşta Bilge olmuştu, zengindi. Muhteşem bir eşi vardı ve yakışıklıydı. Kimse onun yüzüne gerçekleri vurmamış fakat defalarca uyarılmıştı. Kan Kudreti ona her anlattığı boyutta ne kadar zayıf olduğunu söylemişti,İmparator ona tek darbeyle öldürüleceğini hatırlatmıştı, Atası ona hayal dahi edemeyeceği güçlerin olduğunu göstermişti fakat o kibrin etkisinden bir türlü kurtulamamıştı. Sarsılmaz bir dağ gibi başını dik tutmaya ve herkese yüksekten bakmaya devam etmişti. 

Fakat artık bitmişti,eğilmeyen baş kesilmişti. Boris Nedin hayatı boyunca unutmayacağı ilk dersi vermişti.

'KİBİR SADECE GÜÇLÜ OLANIN ÖZELLİĞİDİR!' 

Ninanın hatırası Borisin umurundamıydı ? Nedin ölmesi umrundamıydı? Onun yokluğu bu dünyada neyi değiştirirdi ? Fakat varlığı bir çok şeyi değiştirecekti. Geleceğe sahip olmak için yaşamak gerekiyordu.

Ned hayatında ilk defa bir savaşı kaybetmişti ve bu kayıp ona bütün savaşlarında öğrendiğinden daha fazla şey öğretmişti.

'Demek yaşıyorsun ? Bir hamam böceği kadar dayanıklısın, bedenini kaplayan o ince büyü seni kurtarmış gibi görünüyor.' dedi Boris, Nede bir böcekmiş gibi bakıyordu, Klanda sarsılmaz bir yeri vardı, Klan Lideri bile ona saygı duyuyor ve işlerine karışmıyordu fakat bu sadece Ned tarafından kısa süre önce bozulmuş durumdu. Bu yüzden Boris öfkeliydi ve Ned aptalca ona saldırdıktan sonra Boris öfkesini çıkartmanın fırsatını elde etmiş ayrıca Nedi test etmişti.

'Daha ne kadar orada yatmayı planlıyorsun geri zekalı! Kalk ve şu taşa bir daha vur fakat bu sefer bütün gücünü kullan, ' dedi. Ned elini yere dayanarak kalmaya çalıştı, 5 kişi Nede bakarken bir adım bile atamamıştı, Boris onlara sadece bir bakış atarak oldukları noktaya kilitlemişti. Alya ise çoktan korkudan bayılmak üzereydi. Ned ile yaptığı dövüşte, Sonsuz Yer Çekimi alanı yüzünden travma yaşamıştı, ardından İmparator onu aynı şekilde ezmişti ve şimdi hepsinden büyük bir güç onun nefesini bile kesiyordu. Hareket etmek bir yana kendi canını bile düşünememişti.


Ned ayağa kalktığında bitik birisi gibi görünüyordu, üstündeki cübbe param parça olmuştu, bedenini koruyan zırh toza dönüşmüştü ve Anka Kanatları ise darbeyi aldığı anda toza dönüşmüştü ve yok olmadan önce Nedin hayatını kurtaracak kadar saldırıyı yavaşlatmayı başarmıştı. Sadece tek parmak dokunuşuyla bütün benliği ezilmişti. Boris ona parmağı ile vursaydı belki kendisini biraz daha öz güvenli hissederdi ama sadece temas etmişti, en ufak bir güç bile yoktu. 

Ned adım adım siyah taşa doğru yürürken her adımında geçmişinden üstüne yapılmış parçalar döküldü,kibri bedeninden sökülüp atıldı, lider olma arzusu düştü ve tutkuları,inançları. Onu yavaşlatan ve zihnini meşgul eden her şey tamamen döküldü. 

Ned her adımında değişti, artık eskisi gibi değildi. 

Yıllar önce bir çocukken Hanın ona güç vermesine sebep olan şey geriye kalana kadar her şeyden arındı.

İrade, bir tek geriye iradesi kalmıştı. Kendi dünyasında nasıl İradesine sarılarak zirveye tırmandıysa şimdi de aynı şeyleri yapacaktı. 

Bir defa daha kibrin esiri olmayacak, onu hak edene kadar mütevazı olmayı bilecekti, başını her kese eğmeyecek fakat hak edene eğmeye bilecekti. Her kese karşı katı olmayacak sadece hak edene katı, hak edene ise şefkatli olacaktı. Borisin bir darbesi Nedin sadece zırhını parçalamamış, onun bütün benliğini yeniden düzenlemişti. 

Boris ise bundan tamamen habersizdi, onun tek amacı Klan Lideri Ned yüzünden ona emir verip işine karıştığı için Nedi dövmek ve hırsını çıkartmaktı. Nedin hayatı umurunda bile değildi.

Ned Siyah taşın yanına geldi, bedeninde Tanrı Enerjisinden en ufak bir iz bile yoktu yine de yumruğunu sıktı sadece siyah taşa basit bir yumruk attı, hatta vurduğunda eli bile acımıştı yine de yüzünde mutlak bir irade vardı, sanki yıkılmaz bir dağ gibi duruyordu fakat huzluydu, hayatında hiç hissetmediği kadar huzurluydu. Üstünde ki yüklerin hepsi düşünce geriye sadece Ned ve Ned kalmıştı. Tekrar önünü engelsiz görebildiği için ve iradesine sarılabildiği için iyi hissediyordu. Öyle ki onu öldürmek isteyen Borise teşekkür bile edebilirdi.

Nedin basit, güçsüz yumruğundan sonra Siyah Taşın üstünde bir defa daha kırmızı alevler ortaya çıkmaya başladı, bir anda 3 fakat hemen ardından 4 ve bir süre sonra 5. Kırmızı Alev ortaya çıktı. Bir süre kaldıktan sonra söndüler.

Boris ise bir kaç defa gözlerini ovuşturdu.

'Sen bir önce ki saldırında bir şeyleri mi gizledin ? Ben sadece çeyrek alev daha fazla yakacağını düşünmüştüm fakat sen 5 Kırmızı Alev yani en yüksek dereceyi yaktın. Sen dayak yiyince güçlenen tiplerden misin ? Eğer öyleysen söyle her gün seni bir kaç defa dövüp eğitiyim. Hem bana da stres atma yolu olur .' dedi Boris ciddi bir şeyden bahseder gibi. Sözlerinde en ufak bir şaka yoktu, Ned eğer onaylarsa kesinlikle onu her gün döverek eğitecekti.

Ned ise sessiz fakat inanç dolu bir şekilde karşılık verdi,

'Ben sizden öğrenmek istiyorum. Bana öğretin, ne öğrettiğiniz, nasıl öğrettiğiniz sizin bileceğiniz şey fakat öğretin.' dedi Ned. Borisin ciddi ifadesi değişti.

'Fena değil, demek ki kibrini yıkmak için dayak yemen gerekiyordu. O zaman öğreteceğim, zaten başka şansımda yok ama şimdi kendi isteğimle öğreteceğim fakat bunun kolay olacağını sanma, elimde öyle çok acı çekeceksin ki yatağa yatarken bana küfür etmeyi adet haline getireceksin.' dedi Boris Nede baktı fakat Ned sadece içten bir şekilde tebessüm ederek karşılık verdi.



ASDHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin